11 Şubat 2016 Perşembe

Pozitif Yaşlı

Sanırım ben artık yaşlanmaya başladım.

Aslında bugün için planlamıştık ama dün birden akşam buluşmaya karar verdik.Eskiden bir saat onbeş dakika süren yolculuğum artık en az bir buçuk saat sürüyor.. 17.30 da duraktaydım.19.15 de Kadıköy'e ayak bastım. Evet yine olsa yine yaparım,ani işi sevmeyen ben,arkadaşımın bana ihtiyacı varsa kendimi ışık hızıyla onun yanında bulurum ama sanırım artık yaşlanıyorum. Gerçekten...

O yol öyle gözümde büyüdü ki anlatamam.Evet bunda ani planları sevmememin de payı var ama ne bileyim işte,öyle.
Dünden beri üzerimde bir sakinlik var ki neden olduğunu bilmiyorum. Sanki bir kutu antidepresan içmiş gibiyim. 
Kızlar beni her zaman pozitif bulurlar ama içlerinden birinin önemli bir derdi varken bile benim hala pozitif konuşmalar yapmam şaşırtıyor onları. ee ne yapalım birlikte ağlayınca çözülmüyor sıkıntılar. Çözüm bulmak,gerekirse bakış açısını değiştirmek lazım sıkıntıyı üzerinden atmak için.
Böyle olunca onlarla beraber üzülmediğim mi anlaşılıyor acaba. O izlenimi aldım sanki,sürekli benim pozitifliğim konu olunca.
Ne yapayım ben de böyleyim. Mesela yakın zamanda bir şeye öyle çok üzüldüm ki...İfade etmem olanaksız.Tek bir kişiye bile anlatamadım derdimi. Bir kaç gün kendimi tanıyamadım bu kadar da üzülür mü bir insan dedim ve sonra toparladım. Hayat devam ediyordu. O üzüntüyü orada bıraktım,yaşamam gereken rutine,sorumluluklarıma döndüm. Daha ne kadar üzerinde durabilirdim ki,anı kaçırıyorum,güzel olan veyahut yeni oluşacak sıkıntılardan da kaçmış oluyorum.Hayat devam ediyor. Ben üzülünce hiç bir şey değişmiyor. Üzüntü evet ama yıpranmaya hayır.Çözüm bulmaya,çare olmaya hazırım her daim. Gerekirse beraber de ağlayalım ama sen kendini yıpratırken ben seni izleyemem sevgili dostum. Sen kendini önemsemiyor olabilirsin ama ben sana çözüm bulmak için dost um... Senin için bir şeyler yapabilmeliyim,hiç bir şey gelmiyorsa elimden enerjini değiştirebilirim.

Neyse... Canım sıkılıyor,şimdi Kadıköy'de olsam,bir kafede kahve içsem...Arkadaşımı beklerken yarım kalan kitabımı okusam...etrafımı izlerken belki bir kaç satır yazarım bile.Seni düşünüp hayal bile kurabilirim hatta.
Sen kim mi,hiç kimse.Ve herkes.Gözlerimden gelip geçen herkes,kalbime ışık olabiliyor. Kah sokakta yürürken,kah otobüste giderken...İzlemeyi seviyorum insanları. Hep severdim zaten.

Ayy canım çok kahve istedi vallahi. Bir arkadaş ve bir de açık hava yanında. Farkettim ki,çok uzun zamandır dertleşmedim kimse ile,belki de tüm bu yazdıklarım bir dertleşme niteliğinde.Yine de elle tutulur kalbe dokunur yazamadığımı görüyorum. Olsun...

3 yorum:

DARK_BLUE dedi ki...

Bence de çözüm bulamıyorsa farklı bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunda anlatmalı bir insan.. onu gerçekçi bir şekilde kırıp dökmeden eleştirebilecek dostları olmalı.. ama günümüzde insanların istediği bu değil gördüğüm kadarıyla.. eleştirilmek ya da gerçekleri görmek değil anlatmak istiyorlar anlatmak, anlatmak, anlatmak.. ağlama duvarı misali.. anlatmak ve rahatlamak istiyorlar sadece.. anlattığınız kişiler ve durum farklıdır belki bunu bilemiyorum ama genellikle insanlar rahatsızlık duyduğu durumdan kurtulmak için kılını kıpırdatmıyor..

Yazdan Kalan dedi ki...

Derdi geçtim, selam verecek insan yok çevremde. Kedilere, köpeklere laf atıyorum, evde eşyalarla tartışıyorum. İyi geliyor.

Kelimelerle Dans dedi ki...

dark blue; tam olarak anlatmak istediğimi özetlemişsin. evet ben de aynı fikirdeyim,son yaşadığım olayla ilgili olarak. Herkes bir şeyden besleniyor kimi mutsuzluktan,kimi sıkıntıdan kimi iyi,güzel olan şeylerden. seçim bizim aslında.farkında değiliz bir çoğumuz.
yazdan kalan; ben buradayım,seni de dinler paylaşabilirim istersen:) ama evet hayvanlarla konuşmak da çok iyi geliyor insana...

Yorum Gönder