Subscribe to RSS feed

2 Mayıs 2017 Salı

1 Mayıs !

Şimdiiii nerden başlamalı,nasıl anlatmalı. 
bodoslama dalmalı...en iyisi öyle gibi.Aklıma geldiği gibi,ortaya karışık yazıvermeli hisleri...
/1Mayıs işçi bayramıydı değil mi? Onu kelimelerle dansın bayramı olarak değiştirelim lütfen,bi zahmet.../
Pazar öğlen saatlerinde bir mesaj aldım.Ben mesaja cevap veremeden telefondan watshap uyarısı geldi. Fotoğrafını gördüm ama numarası kayıtlı değildi.NAsıl buldun numaramı kaç yıldır telefondan iletişim kurmuyoruz ki derken bennn çorap söküğü gibi geldi hikayenin devamı...
Benim canım...Benim çok kıymetlim...10 yıl önce eski bloğum sayesinde tanıştığım,yüz yüze hiç görüşmediğim ama değeri herkesten başka olan,çok fazla paylaşımımız  ve  birbirimize koskocaman sevgimiz olan arkadaşım...dostum...ki herkese bu sıfatı yakıştıramam.Herkesle kalbimi paylaşamam. Ama dedim ya o başka.Bambaşka...Son on yıla dair ne varsa hayatımızda bazen sekteye uğrasa da bildik genel hatlarıyla bazen detaylıca.
O bu sürece bir evlilik sığdırdı,ömür boyu sürmesini dilediğim.Ben bir kaç ameliyat.İkimizde iş değişiklikleri yaptık yani yepyeni hayatlar içine daldık.Bazen aylarca iletişim kurmadık.Ama birbirimizi hiç gözden ve kalpten çıkarmadık. Özledim seni diye bir mesaj atıp kalplerimize yeniden,yep yeni sayfalar açıp sohbete daldık.
Aylardır hiç konuşmamıştık.Pazar günü demez mi ben geliyorum istanbula diye.Ben nasıl şoke oldum..Nasıl bir şaşkınlık içindeyim ki sormayın...Hani yani hiç böyle bir hayal kurmamıştık öncesinde. Sana sürpriz yapacaktım ama işini bırakıp gelmezsin diye eh bir de malum istanbul keşmekeşinde nasıl buluşuruz diye önceden planlamak istedim.Tek diyebildiğim sen telefonumu nerden buldun :) Soruya bak soruya. Şaşkınlığa gel işte...
Meğer bir planortağı varmış.Bana en yakın isimlerden biri olan insan...Sağolsun varolsun köprü olmuş...Buluşmamıza harika bir gün yaşamamıza destek oldu.
O günün gecesi pek güzel değildi açıkçası...Ben ertesi gün çalışacaktım ama elbette rotayı Ayşe'me göre çevirdm,aksi söz konusu olamazdı.İş hali bir şekilde ayarlandı. Pazartesi sabahı memleketim üsküdarda buluşuldu.Sarıldık...Göz göze,gönül gönüle,yan yana saatler geçirdik.
Kilometrelerce yürüdük.Sayısız basamak çıktık...Sayamadığımız kadar fotoğraf çekildik. Bilmem kaç bardak çay içtik.
Üşüdük,terledik,doyduk,acıktık...Güldük,eğlendik,sohbetin dibini bulduk.Birimizin gözlüğü kırıldı,birimizin bluzu söküldü,ikimize birden kuş pisledi...
Ben ne yaptım da böylesi bir günü hak ettim bilmiyorum. Ben her ne verdim de hayata,bana böylesi güzel iki insan kattı hayatıma bilmiyorum.
Bir yerlerde,bir şeyler yapmışım bilmeden ki bu özel gün bahşedilmiş bana.
Kim ne derse desin,kim ne düşünürse düşünsün.Tıkadım kulağımı yaşadım günümü.
Evet akşam eve gelince de iş konusunda ufak bir prüz çıktı.Evet hala çözmüş değilim ama nolur bu konuya değinmeyelim. O konuyu ben dahil kimse irdelemesin,Allah'a havale ettim.
Ben bana verilen o güzel günün tadını hala çıkarıyorum. Koskoca bir gün geçti üstünden ben sanki daha yeni ayrıldım yanlarından.Keşke çok daha sık görebilsem,çok daha fazla zaman geçirebilsek lakin farklı şehirler olunca ancak ara sıra,müsait vakitleri kollamak kalıyor bize. İnşallah bundan sonra çok daha fazla paylaşımımız olacak...Olsun lütfen...Olmalı mutlaka...Sanaldan reele bir bağ kurduk öür boyu sürmesini gönülden diliyoruz. Ki sanal demek pek yanlış olur,br araya geldiğimizde sanki hep görüşüyorduk da epeydir ayrı düşmüş gibiydik.
Yani uzun sözün kısası; sürprizleri sevmeyen şahsım,dünü hep hatırlayacak... 
Hani kendime söz vermiştim ya istemediğim hiç kimseyle görüşmeyeceğim,hiç bir şeyin içinde olmayacağım diye. Beni değerli kılan,yanında rahat olabildiğim,kendim gibi davranabildiğim  insanlarla bir arada olmak sözünü vermiştim kendime ya hah işte tam da öyle. Her günümüz ılık bahar havasında,dost muhabbetlerinde,kalbinden sevgi akan yüzlerden gülümsemeyle geçsin...İyi olan ne varsa hayatlarımızda bağlarımız daim olsun.Ömürlük olsun...Sonsuz olsun...
Bir de seni seviyorum diyebilmek çok önemli. Ben bunu erkek kardeşimden öğreniyorum mesela.Seni seviyorum diyor sık sık...O zaman ben de söylüyorum sizi seviyorumm...Gerçi bilineni söylemeye ne hacet ama olsunnn bir kez de duyulsun,bilinsin,sesimiz,sevgimiz evrene yükselsin...Her günümüz çilekli pasta tadında geçsiinnn :)

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Tercih...

Bir yanim sinir stres.bir yanim nasil heyecanli,cokk mutlu. Bir tercih yapiyorum ve heyecanimi yasamayi seciyorum. Heyecanlarimizi buyuk mutluluklara donusturebilmek dilegiyle.iyi geceler efendimm...

27 Nisan 2017 Perşembe

Mevsimlerden Yaz

Size iç karartcı şeylerden bahsetmeyeceğim.
Ağrılarımdan,can sıkıntılarımdan,moral bozukluklarımdan,stresli günlerimden,bitmek bilmeyen bahar alerjimden ve hatta kabuslarımdan bahsetmeyeceğim.
Bir şey soracağım sadece,bahar mevsimi hangi ay bitiyordu.Diğer bir deyişle yaz ne zaman tam anlamıyla gelmiş oluyordu? 
:)
bir başka sorum da mevsimler size neyi çağrıştırıyor? Mesela ne olunca yaz geliyor,kış demek ne demek...Ne zaman bahar doluyor kalbinize.
Benim için bahar,iş tatilimin bittiği gün zihnimi sarmalıyor. Yaz ise annemlerin yazlık evimize gitmesiyle başlıyor. Bu biraz göreceli bir durum oluyor tabi.Çok sevinemiyor,pek de içerlemiyorum gidişlerine.Ardı sıra bir çok güzel şey yazın geldiğini anlatıyor.
Kış ise..Hmm düşünüyorum da hiç kış gelmiyor galiba bana yaa. Eskiden kar yağışını eve hapsolmak olarak düşünürdüm meğer çok yanlış kodlamışım beynime. Bu sene karın yağması da keyiflendirdi mesela.Gerçi düşünüyorum da keyfimi ne bozuyor diye. Çok az şey...Sadece bir kaç tavır,bir kaç durum,bir kaç mesele.Neyse konu o değil şimdi.Size yaz ne zaman geliyor söylesenize ? :)


Yine kısa yazamadım.Altı-üstü bir soru soracaktım.Çok konuştuğum doğrudur da çok yazdığımı herkes bilmiyor Allah'tan :) 


19 Nisan 2017 Çarşamba

Evden Çalışmak

Bugün yani sadece bir kaç saattir yalnızım.Tek başıma çalışıyorum.Öyle yoğun,öyle stresli bir gün ki,aile bireylerinin evde olmaması avantaj oldu vallahi.Zira kalp kıracağım,ters davranacağım diye ödüm kopuyor.Ehh bazen kendime hakim olamadığımda olabiliyor.
Yani demem o ki, evden çalışmak kolay değil.Aa nerde öyle iş,bana da bulsana deyip sırıtan herkese bir günlüğüne yerime geçsene demek isteyip,hafifçe tebessüm ediyor,sandığın kadar kolay değil deyip geçiyorum.
Zaten hayattaki çok şeye gülüp geçiyor,önemsemiyormuş gibi yapıyorum.Tek içimi döktüğüm nokta burası işte.O da kendi kendime takılıp pek kimsenin okumadığını bilmenin rahatlığıyla.

8 Nisan 2017 Cumartesi

Nikah Güncesi

Başlıyorum anlatmaya hazır mısınız? :)

3 gün önce ben anneme güldüm bu havada üşünür mü,böyle de hasta olunur mu,tam nikah üstü yatılır mı kalk topla kendini yahu dedim. Demez olaydım.dilimi eşek arıları soksaydı.Aynı gece üşüme titreme ateş belirtisiyle yattım kaldım.Ertesi sabah işe başlayamadım.Tüm gece de uyumadım boğaz ve eklem ağrılarından.
Perşembe günü çalışmadım.Yiyemedim,içemedim. Tek yaptığım dua etmekti.Allahım beni nikaha yetiştir.İyileştir.Orada olmalıyım,abimin yanında olmalı onun mutluluğunu paylaşmalıyım.Bu halde mümkün değil:Ne olur mümkün kıl Allahım dedim durdum sayısız kere.
Ben dün kendimi toparladım.Boğazlar berbat ama bir güç geldi ki sormayın.Ne mi oldu annemle halam yatak döşek yatmaktalar şuan.Onlar nikaha gelemediler !
Abim...En sevdiğim kuzenim,ilk arkadaşım,can dostum...Gözlerine baktığımda kalbini okuduğum.Yanında kendimi huzurlu hissettiğim,değerlim...
Bir abisi var onu çok severim.Annesi...Kocasından dolayı yıllardır görüşemediğimiz biricik halam. Hepimiz için çok özel ve kıymetlidir ama benim için çok çok çok başkadır. Huyumu,suyumu,giyimimi kuşamımı,karekterimi oluşturan bir çok şeyi ondan aldığım tanıyan herkes tarafından söylenip durur.
Eşi...Şu hayatta sevmediğin kimler var deseler ve kaç hak verseler her maddeye aynı ismi yazmak istediğim...Babaannemin gözünün açık gitmesine sebep,dedeciğimi çok üzen tek insan...Ailemize yakışmayan,halacığıma uymayan bir adam. Pardon çok pardon ama öküz sıfatıyla hitap etmek daha doğru olacağından adam kelimesini harcamayalım onu anlatırken.
Tüm öküzler de beni affetsin,onlar kadar bile olamayan bir varlığa sıfatlarını yakıştırdığım için.
...
Sabah önce babam ve kardeşlerim çıktı evden.Sabah 9 du.Ben hazırlanmaya başladım.9.30 da amcamı arabasının basında görünce tam evden fırlayacaktım ki gözüm yanmaya makyajım olduğu gibi akmaya başladı. 5 dk içerisinde silip yeniden makyaj yaptım. Evet tüm makyajımı tam 5 dakikada yeniden yaptım.O esnada aldı beni bir titreme. Allah'ım nasıl zangır zangırım. Eller tutmuyor ki hazırlanıp çıkayım.Biliyorum sebebini ama bilinç altımı susturacak zamanım yok.Ayakkabılarımı giyip küpelerimi elime alıp,güneş gözlümü çantama tıkalayıp indim aşağıya.
Bir baktım ki gözlük kırılmış kutusunda.Yenisi alınır elbet ama o gözlük olmada nasıl durur gözlerimin akması !
Öyle çok aktı,öyle zor durumda kaldım ki tüm gün gözümde batma yaşadım.Neyse Nikah salonuna iki eksikle ve bir kaç parça halinde gittik. Toplandık,oturduk saati bekledik.Bol bol da fotoğraf çekildik. Abimlerden önce halam ve eşi geldi. en son babamla halam ne zaman görüşmüştü hatırlamıyorum.On sene kadar olmuştur herhalde.Düşünün herkes tarafından kıymetli olan bir abla-hala var.Ama herkesten uzak,herkesin yüzüne hasret...Ben bir kaç yıl öncesine kadar görebiliyordum.Bu sebeple bana aşina ama erkek kardeşim ve babamı görünce o ketum,o duygularını kendinden bile saklayan insan,canım halam...Göz yaşlarına hakim olamadı. Babam...duygulandığını hiç görmediğim,anne-babasının cenazesinde bile herkes kadar ağlamayan canım babam...Ablasına sarılışı...O anda kalmak istedim.O an öyle uzun sürsün ki bir daha hiç ayrılamasınlar diledim.
Güle oynaya nikah masasına gelen abim.Onu görmek için çırpınışım...Bu arada hala ellerimin aşırı derecede titremesi,bir türlü durmaması,kimseye belli etmemeye çalışmalarım.
Yıllardır görmediğim bir çok insanı görmüş olmak...Ama onların beni değil de erkek kardeşime ilgi göstermeleri.Öyle hoştu ki...17 yaşında bir kardeşiniz var.Giymiş takım elbisesini gitmiş kuzeninin nikahına ve bir çok kişi bebekliğinden itibaren görmemiş.İlk kez görüyorlar,kim bu genç diyorlar.Halası bile ! şaşkınlıkla gözyaşlarıyla ve vayy be nidalarıyla seviyor,seviyor,öpüyor... Ve o öküz kocası yanımıza gelmedi biliyor musunuz? Şükür bin şükür ki öylece çok uzaktan baktı bize. Yanımıza gelip bir laf edip,hoş geldiniz yerine ne işiniz vardı diyebilme potansiyeline çok rahat sahip adam yanımıza gelmedi. Haa gelseydi ve bir hoşgeldin deseydi pek tabi ki güzel olurdu.Yerinde olurdu ama onun gelmesi hayra alamet sayılamayacağından uzakta kalması daha hoş oldu.Sanırım bizi görünce şoke oldu. Benim abimin yanında olmayacağımı,dayısının yeğeninin en özel gününde orada olmayacağını düşünmesi de onun aklına yaraşır bir tavır olabilirdi ancak.Neyse efendim bu kadar satırı kendisi için harcamalayım şimdi.
Tam takımızı takmış çıkıyorduk ki,abim gitmeyin işiniz yoksa,birazdan yanınıza gelirim de sohbet ederiz dedi.Bunu duyan kelimelerle dans gider mi? Hiç bir kuvvet beni oradan alabilemezdi.
Yaklaşık on kişiydik birbirimize bağlı hareket eden.Gitmiyoruz dedim,en son kişi kalana kadar burdayız,lütfen. ! :)
Bize ayrılan saat bitip de artık dışarı çıkılması gerektiğinde, gelin ve damat çıktılar bahçeye.Ee hadi yok mu bizimle fotoğraf çektirmek isteyen dediler. sohbetler,objektifler derken biraz da öyle zaman geçirip ben bir akrabamızla babam da kardeşlerimle dönüşe geçtiler.

Dönerken annemi aradım daha iyi misiniz mervenin doğum gününü kutlayabilir miyiz diye.Yok kızım dediler ne bugün ne yarın.Biz uyuyoruz halanla kafamızı kaldıramıyoruz.
O zaman dedim ben gelirken pasta alayım evde kutlayalım.Girdim fırına en güzel pastayı aldım kendimce.fotoğraf üstte.
Marketten de bir kaç şey alıp çok çok çok zorlanarak taşıdım eve.bir geldim ki,annem demez mi babanlar yemek yemişler dışarıda biz yataktan çıkamadık ve çok acıktık.Sen ne yapmayı düşünüyorsun.On dakika ver bana anne dedim.Bir soluklanayım da hemen gider bir şeyler alıveririm.Tekrar gittim fırına istediğim hiç bir şeyden kalmamış olsa da,biraz börek çörek aldım geldim.Daha giderken patronum aradı.Diğer ortağıyla beraber 1 saat sonra bana yakın bir noktaya geleceklerini,toplantı yapmamız gerektiğini söyledi. Mümkün değil dedim,ben doğum günü yapmak için koşturuyorum şuan.Biraz alındı gibi ama yapabilecek bir şey yoktu.Kutlamamız bittikten sonra aradım kendisini çok uzak bir yerde buluştuklarını,gelemeyeceklerini belirtti.Benden günah gitti.Zaten çok yorgundum.İkinci kez fırına gittiğimde şantımın karnımdaki kısmı acımaya yürüyüşümü zorlaştırmaya başlamıştı.O esnada teknisyenim aradı.Teklif hazırlamam gerekti.Bu gece mutlaka gönderilmeliydi.Az önce onu da hallettim.Şimdi kahvem yanımda size yazıyorum işte.Evet çok uzattım.Ama çok ihtiyacım vardı içimi dökmeye. Daha içimde bir çok konu var da onları anlatıp sizi iyice sıkmaya niyetim yok.Ben dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bu günü yaşayabilecek gücü verdiği için Allah'a şükrederim. Bilen bilir ki,aynı güne bir çok plan sığdırmayı çok çok severim.Sırf o sebeple bile kendimi iyi hissediyorum inanın. Negatif sebeplere takılamayacak akdar hastayım.Eee hadi o zaman ben biraz dinleneyim...






5 Nisan 2017 Çarşamba

Dogum gunu plani

Oncelikle yazim stilim sebebiyle affiniza siginiyorum.cep telefonundan yazinca boyle oluyor.firsat bulursam yarin harfleri duzelterek tekrar yayinlarim.
Simdi efenim soyle ki;10 nisan kiz kardesimin dogum gunu.o gun halk oyunlari alaninda gosteriye cikacak oldugundan ve sahne saati gecee denk geldiginden o aksam kutlama yapmamiz zor gorunuyor.ben de biraz ozel bir yas gunu olsun istiyorum.pazar gunune cekeyim kutlamayi dedim ama o gun de son provalari var.uzar falan gun yitip gidebilir.ee o zaman cumartesi kutlayalim dedim.onda da soyle bir durum oldu.benim canimin ici abimin yani biricik kuzenimin saat 12 de kadikoyde nikahi var. Biz sabah 8 sularinda 2 ekip olarak yola cikacagiz.tragik vs her turlu ihtimali hesap ederek erken davranacagiz.nihaktan sonra da ben muhtemelen bir akrabamla geri donecegim,annemler ayri gelecekler.cunku annem o akrabamizla cok uzun yillardir gorusmemeyi tercih ediyor.bu aksam gelen bir telefonla benim o arkabayla yolculuk etmem onerildi hatta rica edildi.tabi dedim neden olmasin ama dogum gunu planini tam oturamistim kafamda.hala da muallakta.kadikoyde birseyler yapabilirdik ama ikiye ayrilarak donmek zorunda oldugumuz icin o ihtimal simdilik ortadan kalkti.ya evde pasta alip siradan bir kutlama olacakki.hediyemi bile dun aksam vermistim tamamen siradan heyecansiz bir kutlama olacak.ya da diyorum ki annemler benden once eve gelip en yakindaki avmye kardesimi bir bahaneyle ama tam kadroyla getirsinler.ben dr biraz gecikmeli olarak yanlarina gelirkeen elimde pastayla oturduklari mekana giris yapayim.hic de beceremem boyle ataklari ama aklima daha iyi bir fikir de gelmiyor suan.siz ne dersiniz? Basit ama mutlu edici detaylar akliniza gelirse paylasirsaniz sevinirim...ee o zaman iyi geceler. :)

3 Nisan 2017 Pazartesi

Ne Istiyorum Biliyor musun ?

Bazen ne istiyorum biliyor musunuz?
Yaz gelsin; yalniz kalayim.Keyfim olmadiginda,canim konusmak istemediginde hic kimse bir sey sormasin.Gormesinler beni.Kimsenin etki alaninda olmayayim.Icimden geldigi gibi davranayim.Ne hissediyorsam onu yasayayim. Yaz gelsin ve ben ozgur olayim...

31 Mart 2017 Cuma

İyilik Bulaşıcıdır

Hiç yok yere bir şey oluveriyor;insan mutlu oluyor.Kendini bir değerli hissediyor ki sormayın gitsin.
Kiminle nasıl paylaşacağını bilemiyor hissettiklerini.
Ardı ardına devrik cümleler kuruyor da bir dosdoğru ifade edemiyor içindeki güzellikleri.
Yani demem o ki; Beklediğim kargo geldi. Tam da düşündüğüm gibi bir kaç eksik vardı ama beni düşünmüş olmaları,hiç yok yere bir hazırlık içine girmeleri kendimi çok iyi hissettirdi.
Keşke daha açık paylaşabilseydim sizinle.Bir fotoğrafla anlatabilseydim her şeyi.Bazı şeyler sadece içte kalıyor. Ne cümleye ne de fotoğrafa yansıtılamıyor. 
İnce davranışın için çok teşekkür ederim  diye bir mesaj gönderdim. Ne demek sen de ailemizin ferdisin aksi düşünülemezdi diye bir yanıt geldi. Ehh ben bir kez daha mutlu oluverdim. Yaklaşık 1 saat içinde 30-40 aramayı cevapladığım,artık söylemem gerekeni ezberlediğim,otomatiğe bağladığım ama yorgunluğuma engel olamadığım vakitleri unutup gittim.
Bin tane şey olsa bir güzelliğe bakar tüm dünya.
Bir tek şey insanın enerjisini evirip çevirip iyileştiriyor haliyeti ruhiyesini. Ben gerçi son derece iyiydim günlerden beri.Ama bu da bonusu oldu özellikle dün yaşadığım duygu durumundan sonra toparladı,katladı,böldü özüme döndürdü beni.
Tüm mesele değer vermekte. Arkadaşım,dostum,işim,komşum fark etmez.Değer verildiğini hissettiğimde yanlarında huzur bulduğumda her şeye ama her güçlüğe sapasağlam durabilirim. Belki böyle olmamalı.Dik kafalılığıma geri dönmeliyim,hoşuma gitmeyen şeylerde rest çekebilmeliyim. Lakin ben iyi olan,değer verilen tarafları görüp her şeyi sineye çekebilmeyi yeğliyorum.
Bir verin bin alın modunda ruhum. Dilerim hep iyiliklerle karşılaşır,iyi tavırlarla yaklaşırız birbirimize.Hayat böyle çok güzel çünkü.Onca zorluğun içinde iyi niyetli tavırların güzelliği sarıp sarmalasın tüm ilişkilerimizi.Zorlaştırmayın yani,seviyorum deyin,başarılısın deyin,önemlisin deyin,aferin deyin...İllaki onure edin. İnat etmeyin,aksi konuşmayın,davranmayın.İyi olun yahu...İyilik bulun... Gülümsetin her daim...Ruhunuzu,sevdiklerinizi.Onlara iyi niyetinizi armağan edin. Allah daha çok verecek emin olun...Sevgiyle kalın efenim...Hep sevilen,tercih edilen,yanında huzur bulunan olun... 



30 Mart 2017 Perşembe

Hassas Saatler

Gune cok guzel baslamistim.Aldigim bir haberle keyfim kacti.oyle bir kacmak ki gule oynaya evden ciktim aglaya aglaya yurudum.rast geldigim tanidik yuzlere gulumsedim ama kendimi toparlamakta bir hayli zorlandim.ne zaman dara dussem ona yazarim ya da ararim.bazen bilmez neden aradgimi bazen aglar sizlarim.ondan baska dayanagim yok gibi hissedeli seneler oldu.
Baktimki eve gelirken gozyaslarim sel oldu.oturdum bankin birine ve durumu ustu kapali da olsa yazdim.gule oynaya eve girdim.rolumu eksiksiz yaptim.bir iki saat ecti aradan.erkek kardesim geldi yanima. neyin var senin diye sordu.benden once de anneme sormus.yok bir sey dedim gayet iyiyim.anneme dondu;bak dedi bir sey yapip uzmussunuz ablami.icine atmis kim ne yaptiysa soylesin.onun o beni sorgulama ve destek olma halleri guldurur hep beni.odanin ortasinda ayakta oylece ardi ardina biraz espirili biraz ciddi tavri nasil mutlu etti.annem biz biseydemedik oglum derken o kim uzdu kiz seni bak kizdirmayin beni dogruyu soylryin diye israrciydi. Zaten icinde bulundugum durumu kotarmaya zorlaniyordum.beni aldi mi bir gulme.midemin kasildigini hissettim bir ara,o derece. Bir kez daha anladim ki o varken benim sirtim yere gelmez.ve bir kez daha anladim ki keyfimin olmadigini saklamakla cok dogru yapiyorum.kimseyi uzmeye hakkim yok.beni bu kadar seven aileme,ailesini karsisina alan kardesime bunu yapmaya hakkim yok.hep iyi olmak,keyifli gorunmek benim boynumun borcu.yani demem o ki;dun nasildik,bugun nasiliz.yarin cok daha iyi olacagiz...

29 Mart 2017 Çarşamba

Pozitif Duygular Topluluğu

Hayatta öncelikleri vardır insanın.
...

Aylar önce bir konuda terapi alırken yaşam koçum sormuştu.Önceliklerin kimlerdir,nelerdir senin?
Hemen o an ilk aklıma gelenleri sıraladım. İkinci sırada işim vardı.Üç-dört derken güzel bir sıralama ortaya çıktı.
Öyle ki; İşim herşeyin önündedir.Ona olan sorumluluğum,patronuma olan saygım,itibarım.Mesele para değil yani,hiç değil.
İşimin önüne geçecek çok ama çok az şey vardır.Tüm sevdiklerim,tüm isteklerim işimin akışına göre sıralanır ve program yapılır.
Beni de bilen bilir zaten üstelemezler,kırılmazlar. Hayatım bu şekilde bir program üzerine kuruludur.
Bugün sabah kalktığımda bir şeyi düşündüm.Öyle çok düşündüm ki,öyle çok olsun istedim ki...Hani yanından yakınından geçerken bile denk gelsem,bi görüversem uzaktan,belli belirsiz...Yetecekti.
Yetmeyecekti de idare edebilecektim yani.
Saatler sonra aklımdan geçeni karşımda buldum. Üstelik ben mobilden de yürütebildiğim işimi en kaliteli şekilde yapmak adına bilgisayar başından kalkmaz iken,günün ilk yarısı henüz olmuş iken evime yakın bir avmde idim.
Tabi ki işimi bırakmadım,boşlamadım.Sayısız kez telefonla iş arkadaşlarımla ve müşterilerimle konuştum,işlerini hallettim ama neticede hiç yapmadığım bir şeyi yaptım ve iş saatinde bilgisayarımdan,home ofisimden,rahat çalışma şartlarımdan uzaklaştım.Tüm ekibi arayıp bana yazılı değil de telefondan sesli ulaşmalarını,zira yanıt vermekte gecikebileceğimi,mobilden çalıştığımı izah ettim. Her biri şaşırdı,nasıl yani sen mi gibi tepkiler aldım.
Ben de kendime soruyordum aynı soruyu nasıl yani,ben mi? Benim şimdi burada ne işim var,ne ara hazırlandım,makyaj yapıp giyinip evden çıktım.Nasıl olacak,ya planladığım gibi yürümezse,ya işler bir anda yoğunlaşırda sıkıntı yaşarsam...İçimden bir ses; Allah her şeyi olması gerektiği gibi yola koyar.Teslim ol ve kendini güne bırak dedi.Öyle yaptım...
Hani dün çok bunaldığımı ima etmiştim ya.Bugün nefes aldım. Günlerce yetecek kadar ciğerlerime depoladım.Ve bir kez daha kendimi iyi hissettiren insanların varlığına bin şükür ettim.
Beni yoran,üzen hiç bir şeyden bahsetmedim.Meğer o kadar da kötü değil mişim.Bu kadar enerjik olabileceğimi düşünmemiştim.
Dünkü yazımın son cümlelerini hatırlıyorsunuz değil mi? Negatif başlayıp pozitif bitirmiştim. Evrene iyi enerjiler yayalım sevgili okuyucular...Dönüp dolaşıp başımıza yağıyorlar.
Bunu bugün güzel bir gün geçirdiğim için söylemiyorum sadece. en son ne zaman heyecanlandım bilmiyorum. Bugün...Öyle güzel bir haber aldım ki,yarın olmak bilmiyor.Nasıl değerli hissettim kendimi.Nasıl özel,nasıl mutlu...Bir insan yarın gelecek kargosu için bu kadar heyecanlı olabilir mi?
İçinden ne çıkacağını bildiğim,muhtemelen bir şeyde yanlışlık da yapıldığını düşündüğüm,yine de düşünüldüğüm ve önemsendiğim için çok mutlu olduğum bir gecedeyim.
Yani uzun lafın kısas insan bazen işini bazı şeylerin arkasına atabilir,önceliği değişebilir.Bazı şeyler bunu hak eder.İVe gelen bir haber insanı hiç ummadığı kadar heyecanlandırabilir,kendini çok değerli hissetmesine sebebiyet verebilir.
Hani her gece şükretmek için sebepler sıralanır ya yatmadan evvel.Bugün şükür heybem oldukça kalabalık.Ama heyecanım hepsinden âlâ... Mutluluğa dönüşmesi umuduyla...