Subscribe to RSS feed

19 Ocak 2019 Cumartesi

10 yaş yaşlandıran baş ağrısı

Geçen hafta halamla hastaneye gittiğimizde üstteki klima soğuk üflüyordu ve çok kalabalıktı.gidecek başka yer yoktu.Çok üşüdük.Kesin hasta olacağız dedik.Ben bir kaç gün direndim halam o gün hastalandı.Dün akşam soğuk algınlığı ilacı içip yattım.Zira boğazlardan vurmaya başlamıştı.Bu beklenen bir durumdu ve hiç önemli değildi. deee gece 03 de aşırı baş ağrısıyla uyanıp asla tekrar uyuyamadım. Ve her grip,soğuk algınlığında olduğum gibi anormal ayak ağrılarım sebebiyle yerimden de kalkamadım.
Yatağın içinde oturarak uyumaya çalışsam da nafile.Böyle baş ağrısı görmedim,yaşamadım.Resmen kıv-ran-dım.Biraz oturduğum yerde dalar gibi olduğumda ağlayarak uyanıp başımı ovmaya devam ettim.
Sabah 9 a kadar bekleyebildim. Annemi uyandırdım,ilaç istedim.Nafile. Başıma masajlar yaptı,okudu üfledi. Ben ise sadece kıvrandım.Bir saat kadar sonra biraz hafifledi. Kahvaltıda ufak bir baygınlık geçirdim ki bu da bir ilkti benim için. Bayılmadım ama bi içim geçti anlık da olsa.
Şimdi çok daha iyiyim ama hala başım tam olarak geçmedi. Şanttan olduğunu düşünüp çok korktum ama ağrı kesicinin az da olsa faydasını görmüş olmak şanttan olmadığının kanıtıydı rahatladım.Zira soluğu beyin cerrahımda alacaktım.Şimdi ise tek ihtiyacım olan uyku. İş arasında uyukladım ama bölük pörçük olduğundan daha da sersemledim. 
Artık biraz dinlenebilirsem toparlanırım sanırım.
Diyeceğim o ki; ben hiç böyle ağrı çekmemişim. Ölüyorum zannettim.Beyin kanaması da olabilirdi,sanırım o da bu denli şiddetli hissettiriyordu kendini.Neyse şuan için her şey stabil. Soğuk algınlığına bağlı olduğunu düşünüyorum. Tüm bunları da niye yazıyorum. Patronuma rapor göndermek için bilgisayarımı açtım biraz içimi dökeyim istedim.Zira b uara pek başınızı şişirebilirim. 
Çünkü feraha çıkmanın bildiğim tek yolu yazmak.Ve en iyi bildiğim şeyi yapmak rahatlatıyor bir nebze.
O halde güzel bir pazar diliyorum size. Bugün her ne yaşıyorsanız yarın her şey çook daha  güzel olsunnn

17 Ocak 2019 Perşembe

Güzel Günlere Doğru...

Bugün rutin dr kontrolü için hastaneye gidildi. Ama alınan kanlar yeterli gelmediği için bir paket daha verilmiş. Haftaya tekrar gidilecek ama bu sefer kan verilir mi bilmiyoruz. Şuana kadar olan biteni,hocaları değerlendirecekmiş. Bu sebeple ilacımızı almak için bir hafta beklemeliymişiz.Bekleriz...Bu sefer babam koşturmuş,annem halamla kalmış. Öyle kaygılı ve üzgünüm ki.
Bizi neler bekliyor habersiziz tabi. Bilinmeyenden korkar ya insan o misal bende ki.
Ne ağır durumlardan çıkan insanlar var ki bunun en önemli örneklerinden biriyim ben de. Allah ol derse olur bilirim. biz inanırsak toparlanırız çok inanırım.
Güç kuvvet,sabır diliyorum bu yüzden. Yüzümü güldüren sebepler oluşturuyorum kendime. Ayakta olmalıyım.Anneme ev içinde destek,kardeşlerime ve babama güler yüzümle,güzel günlerin geleceğine inanç olmalıyım.
Zira onca insan içinde bir avuç dolu küçücük bir aileyiz.
Diğer herkes kendi hayatını yaşama peşinde.

Neyse.Sağlık olsun. Gerçekten gerisi öyle boş ki...Bomboşş...

15 Ocak 2019 Salı

Dün'den Kalanlar 2

2aydır kan bağışçısı olmadan halledebiliyorduk.Bu ay olmadı.
Bugüne yetiştirmen zor olursa cumaya kadar getir.İki kişi bulamazsan bir kişi getir.Hatta kan grubunu da bulamazsan tüm gruplardan olabilir dedi kan bankasındaki çocuk.
Sağolsun elinden geleni yapıyor her ay bizim işimizi hızlandırmak için.
Hiç kimseyi bulamazsak ben veririm dedim. Şöyle bir baktı,süzdü. Seni en son ihtimal düşünelim.Koşturuyorsun,bayılıp kalırsan naparız dedi.
Yok dedim bayılmam da...Yutkundum.Sağlığımdaki sıkıntılardan bahsedemedim. Ya bir tek ben kalırsam ve sağlığımdaki sıkıntılardan ötürü almazlar ise.
Gülümsedim,iyi akşamlar dileyim çıktım.
Eve gelince beyin cerrahımı aradım.Durumu anlattım. Çok mecbur kalınca kan verebilir miyim halama dedim.

Bir kaç soru sordu. Verebilirsin ama bil ki sonrasında halsiz düşersin.Ona göre git hastaneye mümkünse en son seçenek olarak sen gir devreye dedi.
Zaten bir veren en az 3-6 ay veremiyor. Verebilecek olanların da bir çok kriteri oluyor.
O yüzden her ay bu sıkıntı en baştan yaşanıyor.
Şimdilik benim vermem doğru olmayacak çünkü tek başıma sağlıklı iken zor koşturuyorum hastanede bir de ben güçsüz düşersem işlemler nasıl tamamlanacak.
Ama yine de acil istendiğinde kendimi gözüm görmez atarım kan alma odasına.
Kız kardeşim kan grubu uymasına rağmen hastane fobisi olduğundan ve dr görünce kıp kırmızı olup kalp atışı çokkk arttığından kan veremiyor. Daha doğrusu o veriyor da almıyorlar.
Babam kalp hastası olduğu için veriyor ama almıyorlar.
Erkek kardeşim 19 yaşını doldurmadığı için verici olamıyor. Annem bir takım ilaçlar kullanıyor o da olmuyor. Haa zaten her ay tüm gruplardan da kabul edilmiyor sadece a+ lazım oluyor. Bu da demek oluyor ki her ay bize 2 kan veren bağışçı lazım.
Allahım sana sığınıyorum. Ne kadar ömrümüz var bilinmez.Bu ömrü halama en iyi şekilde yaşatabilmek için bize güç,imkan,sağlık ver.
Ve tüm insanlara da kan bağışçısı olmak için merhamet ver. Bir gün kendinize de lazım olabileceği ihtimali aslında öyle kuvvetli ki.
İnsan insanın kanına muhtaç.
Bu konuyu önemseyin.Önemsetin. Kriterleriniz uyuyorsa mutlaka kan verin.Sayenizde biri yaşayacak. Çok önemli değil mi? Bunu bi düşünüverin.!!!


Dün'den Kalanlar 1

Keşke diyorum...Keşke sırtımı yaslayabilsem şimdi.Belki ağrılarım geçer, gözyaşım diner,korkularım hafiflerdi.


Her ay yaşıyoruz gerçi...Ama ben en son 3 ay önce gitmiştim. İlk kan alışıydı. Hastanenin sistemi de değişiyordu.Anormal zorluklar yaşamıştım.
Sonraki aylar daha iyi olduğundan kendi başına gidebilmişti. Bu ay yine fenalaştı. Baya fenalaştı.
Elbette yanında gittim.
Tek başıma  hastaneyi tavaf edip her şeyi hallettim. Sabah 9-15:30 arasında koşturmaktan tek lokma yemediğim için eve geldiğimde binaya girmeden fenalaştım.halam eve çıktı,duracak durumda değildi.Ben biraz kendimi toparlayıp öyle gittim. Hala annemlerin haberi yok.
Bugün ayaklarım dahil sızlamayan yerim olmadığından gidemedim.
Neyse ki dün tüm prosedürü halletmiştim. Bugün hematoloji bölümü kapalı olduğundan kan alacağı kemoterapi katına çıkıp evrakımı kontrol de ettirdim. Eksik yok yarın gelip kanını alabilir dediler.
Bugün annemle babamı yanında gönderdim.
Dayım da fabrikadan iki kan bağışçısı getirecekti.Şu dakikalarda gelmiş,vermişler.

Üzgünüm,yorgunum.Çok bitkinim. Vücudum değil ama ruhum.
Keşke yanımda olsan,sarılabilsem.gücümü toplayıp devam edebilsem...Dediklerim var...
Amma biliyorlar ki o herşeyi tek başına halleder.
Aslında bilmek değil,kolaylarına gelmek diyelim.
Destek olmamak için öyle bir yol bulmuş insanlar. O güçlüdür,onun kimseye ihtiyacı olmaz vs vs
Hı hı öyle...

Bir ben bilirim o sağlıkla o insan şifa bulsun diye nasıl tepindiğimi. Bir beni yaradan Allah.
Neyseki onun sevdiği kullar arasındayım da,destek her daim bana. Ayakta kalıyorsam bunca sıkıntıya rağmen,şükür şükür bin şükür inançlarıma.

19 Aralık 2018 Çarşamba

Yeni Yııılll

Yeni yıl için dileğim;
Keyifle geçsin. Zaten keyifle geçerse tüm diğer iyi duyguları içinde barındırmış ve olumsuzları bertaraf etmiş olacak.
Lafı uzatmak gerekirse;

Zorun kolaya çevrildiği,hastalığın şifaya dönüştüğü,kıymet bilindiği,bol eğlenceli,dinlenmeli ve başarıya odaklı günlerin yaşandığı,kazandığımız paranın bereketinin kat kat arttığı,eşsiz güzellikte bir yıl olsun.

Hedef belirlemeye bir an önce başlayın,uygulamaya da yeni yıl itibariyle hızlıca başlamak da fayda var. Yani o kadar çok hedef ve amacım var. Sizin de olsun. Zira kendine yönelik hedefleri olan ve bunlar için uğraşanlar başkalarıyla ilgilenmeye fırsat bulamazlar. Dolayısı ile de kendi mutluluklarında  kavrulup,huzurla yaşarlar.


O vakit hepimize masalsı bir yıl dileğimlee...
 hepimizin yeni yılı kutlu olsuunnn...

28 Kasım 2018 Çarşamba

Anlat-a mıyorum

Diyor ki; hadi kendini anlat biraz. 
Dalıp gidiyorum o vakit. Nereden bașlayayım, ne anlatayım bilemiyorum. 
Diyorum ki; gördüğün kadar yașıyorum. Bildiğin kadar hissediyorum. Daha fazlası varsa da inan anlatmaya taakat bulamıyorum. Ve seni en çok bana soru sormadığın için seviyorum.

14 Kasım 2018 Çarşamba

ÖZ'et İle




Kaç kez şu sayfayı açıp, yazmak istediklerimi toparlayamadan geri kapattım...

Hala da aynı durumdayım.
Şu kadarını yazayım madem;

Kırgınım... 

22 Ekim 2018 Pazartesi

Bir Cumartesi Güncesi



Sabah 8.30 da hazırlanıp beklemeye başladım. 11 gibi gelecekti ama ben erken toparlandım.
Saat 13 ü gösterdiğinde hala gelen giden olmayınca; beni unuttun galiba diye bir mesaj attım.
Dönüş şöyle oldu; hayır unutmadım ama başka işlerim çıktı seni gelip alamadım,alamayacağım bugün. 

Bu kadar işte...Yaşatılan her şeyin özeti bu kadar. Başka bir alternatife kanalize olmak ve seni nasılsa o orada bekliyor diye ikinci plana atmak,bir başka gün bir başka vakitte aramak üzere rafa kaldırmak...

Ve verdiğim cevabı buraya da iliştireyim.
Keşke haber verseydin,bekledim...Çok bekledim...
Özür dilerim.
Önemli değil...Sağlık olsun...Hiç önemli değil. 
...
Zaten ben beklemeyi çok severim.


17 Ekim 2018 Çarşamba

Güne Başlarken



Günlerdir bu sayfayı açıp,ne yazacağımı bilemediğimden geri çıkıyorum.
Yaz bitti,kış geldi. Hava şartları değişti.Zaman ilerliyor,saatler su gibi akıp ömürden eksiliyor.

Bize de güne keyifli başlamanın sebeplerini bulmak düşüyor.

Keyifli günler olsun hepimize.

5 Ekim 2018 Cuma

Ömrümde Bir Hafta

Keyifsizdim,mutsuzdum...Kendimi haksızlığa uğramış,kalbi kırkbin parçaya kırılmış hissediyordum. Böyle olmamalı diyip duruyor,akan göz yaşlarıma hakim olamıyordum. 
Olsun...
Halam geldi. Rutin kontrolü için hastaneye gidecek 1 gün İstanbulda kalıp geri dönecekti.
Hastanenin sistemi değiştiğinden işler hiç de yolunda gitmedi. Günlerce bir ilacını yazdıramadı ve 2. gün aşırı kansız kaldığını,bunun için kan nakli yapılacağını öğrendi. Tamam dedim geliyorum yanına,tv yi kapattım koşup üstümü değiştirken gelme ben geliyorum akşam oldu,sistem kapandı kan alamıyorum dedi.
Tamam dedim yarın gider,alırız kanımızı ne olacak ki.
Olmadı..Alamadık. 3. gün öğleden sonra kan merkezine gittik. Yapılması gerekenleri bir bir yaptık. Numune kanlarını verdik. Ayrıştırılmasını beklerken,rica minnet yalvar yakar işimizi öne çekip bu gün halledebilmek için dil döktüm.Öne de aldırdım dosyamı. Amma velakin demezler mi bir donör lazım. Sizin yerinize bir ünite kan verecek aynı kan gurubuna ait biri diye.Ve sadece 2 saatiniz var dedi. ve halamın bir cümlesi beni bitirdi; kanı bulamazsak ne olacak ? Bulacağız dedim. Ya bulamazsan kızım dedi.
Ben sana o kanı bulacağım aksi mümkün değil. Bu gece sana bir paket kan verecek donör bulacağım,yarın kanını alacaksın gerisini düşünme bile dedim.O çaresizliği tahmin etmeyin...
Hayatımn en zor 2 günü idi. İki gün çünkü o güne yetişmedi. 
Kız kardeşimin kanı uydu. Yaka paça şirketten onu getirttim hastaneye,yakındı Allah'tan.Ama hastane fobisi olduğundan nabzı ve tansiyonu yükseldi,yalvarsa da kanını almadılar. Yüzü gözü kıp kırmızı ateş gibi oldu onu işe geri gönderdim elimde telefon hem yakın çevrede olup hemen gelebilecek,hem de kalben yakın olduklarımdan ricacı oldum. Bulamadım. Uygun şartlarda bir ünite kan bulamadım.
Kardeşimi aradım,iş yerinden birini bul gönder gönderemiyorsan patronunun numarasını bana ver.
Bu esnada bizim almamız gereken kanın işlemleri o güne yetişmeyeceği kesinleşince siz gidin eve yarın sabah gelin dediler.
Kan bulunmadan gitmem desem de,bulduğunuz kişiyi buraya yönlendirin kanını versin,merak etmeyin sorun olmaz dediler.
Biz halamla eve gelirken kardeşim birini göndermiş hastaneye.Ne o dövmesi varmış.Kanını almamışlar !
Özel telefonum ile üst üste hiç o kadar telefonda konuşmamıştım. 2 saat boyunca aralıksız! konuştum. Neyse birini daha yönlendirdi kardeşim ama tanımadığı biri.Fabrikada bir çalışan.
.gitti mi,verebildimi fikrimiz yok. Delirdim.
Kan bankası kapandı öğrenemiyorum,mesai bitti kardeşim gönderdiği kişiyi göremiyor.
Yeni işe giren biri olduğu için kimsede teli yok ve muhasebe o gün erken çıkmış.
Neyse dilden dile elden ele haberleşerek kanın verildiğini öğrendik saatler sonra.
Sabah gönlümüz rahat gittik.
Kan bankasına uğradık,kemoterapi bölümüne çıkmamızı,kanın verileceğini söylediler.
Ama öyle olmadı.
Halamı odaya aldılar,girdim yerine yerleştirdim çıkıp memurla görüştüm. Ne kadar sürer ne zaman yanımda olacak bilgi aldım.Beklemeye başladım.
Yarım saat sonra halam çıktı odadan,benim kanım eksik hazırlanmış krosu yokmuş içinde. Ne yapabiliriz kızım dedi.
Ne yapabilirim,ne anlarım ben.Sen oturdum dedim ben geliyorum.Önce memura gittim durumu sordum kan bankasını aradı aslında kanın doğru hazırlandığını ama sistemde eksik görüldüğünü hastaya verilmesinde hiç bir sorun olmadığını söylediler. Rahatladım. Hemşire geldi,olmaz,kabul edemem düzelttir dedi.NAsıl dedim bilemedi.
Memura yalvardım nolur bugün bu işi halledelim,ne yapmam lazım beni yönlendirin.
Yok tel tel üstüne içinden çıkılamadı. Yeniden kan verin gidip en baştan kanı hazırlatın formu tam doldursunlar biz de hastaya aktarım yapalım dediler.
Eee tamam vakit kaybetmeden yapalım nereye gidelim. Yan pdada kan alsınlar.
Yan odadaki hemşireye durumu anlattım.Senin demenle olmaz sistemimde görmem lazım dedi.Eee haklı. Görmeniz için ne yapmam lazım dedim. Yan odaya git sistemi açsınlar dedi.
Gittim,açtığını söyledi. Hemşireye geldim,açılmadığını söyledi.
Delireceğim...Halam bembeyaz oldu...Elimde kalacak kadıncağız...
Hemşire ben kanı alırım ama barkot yok git bunu böyle kan bankasına ver dedi.Gittim ama veremedim. Kan bankası ben böyle teslim alamam,barkot yapıştırt dedi.
Sistemde görülmediğini barkot verilmediğini anlattım. Bir başka kan alma odasına git oradan denesinler mutlaka yapıştırt yoksa işlem yapamam dedi.  O Marmara üniversitesi hastanesinin giriş ve birinci katını kaç kez dolaştığını bilmiyorum. Canımdan can gitti.bulamıyorum diye haykırmak istedim,çözüm değil ki.Bir ara elimdeki bir tüp kana baktım.Elimde kaldın,ne yapacağım ben,nasıl halledeceğim nolur Allahım yardım et dedim.
Neyse yarım saat sonunda bir kan alma odası buldum numara alıp sıraya girdim,bilmem kaç hasta bekledim,durumu anlattım barkot alabildim.
Kan bankasına geri gelip elimdeki barkot ve bir tüp kanı verdim.Kameralar var ben böyle de teslim alamam deyince idrak edemedim.İsyan edecektim ki,sen yapıştırmalısın dedi. Yapıştırdım.2 saat sonra gel durumu sor dedi halamın yanına doğru çıkmaya çalıştım. Bulamadım.
O katta onu oturttuğum yeri bulamadım.Dedim şuraya oturayım da öncesinde,sonrasında,şuanda içimde biriken her şeyi göz yaşlarımla akıtayım.Delireceğim,saat geçiyor,bir ünite kanı naklettiremedim.
Neyse halamı buldum ama başımın ağrısını,ayaklarımın sızlamasını anlatamıyorum ve o telaşlanmasın diye yorulmamış gibi yapmaya çalışıyorum. Kızım çok merak ettim dedi.Aa bi de bu arada asansörlerde çok zaman kaybettim. Dakikalarca bnemeyince merdivenden inmek istedim. Meğer giriş kata merdivenden inilmiyormuş -1 e inmişim ama ne de korktum,ne de ürktüm o merdivenlerde. Neyse sonunda hallettim.Hadi dedim yürüyecek halin varsa gel dışarı çıkıp kahve içelim bir kendimiz gelelim. Dönüşte de kan bankasına uğrar durumu sorarız.
Siz yukarı çıkın 15 dk sonra hemşireye beni aratın dedi bankodaki memur.Daha biz  kamoterapi odasına varmadan siz nerdesiniz kanınız geldi sizi arıyoruz diye bağırmaya başladılar. Halam yine yerine yerleşti ben de hemen sorumlu memura gittim. Her şey yolunda mı bu sefer. Eksik bir şey var mı,ne kadar sürecek vs 
ben koltuğa oturduktan sonra halamın kanı geldi :) meğer boşuna velveleye vermişler daha kanımız hazır bile değilmiş.
Neyse takıldı Bir buçuk saat sonra odadan çıktı.
Şimmmddii hemotoloji bölümüne gidip ilacımızı yazdırma vakti.
Sistem gitti.16:00 a kadar bilgi işlemcinin gelmesini bekledik. Tam dr umuzun beyanı üzerine baş hekime gidip şikayet edecektim ki bilgi işlemci kapıda belirdi.Devamında da bir kaç aksilik oldu ve 17:30 da ilacımızı yazdırıp evimize gelebildik. Bu akşam kardeşim eczacılar birliğinden ilacımızı teslim alacak.
Ben orda tek başıma o çaresizliği yaşadım ya,beni bir şey deviremez artık.
O göz yaşlarım içime aktı ya,kimse kırıp dökemez artık.
Tek lokma yemeden günü bitirdim ya açtık,susuzluk,uykusuzluk devirmez beni artık.
O ayaklarım...O ayaklarım kaç kilometre yol yaptı bilemiyorum. en son hatırladığım,tek bir adım atacak halimin kalmadığı ve elimde hala teslim edilememiş bir tüp kanın olduğu andı.Bir elime baktım,bir bacaklarıma...Koş dedim...Koşş...Halam ne durumda acaba.Bayılmadı inşallah...
Şöyle iddialı bir lafla yazıyı kapatayım...
Ben hayatım boyunca hiç bu kadar yorulmamış aynı anda bu denli çaresizliği yaşamamış ve aynı anda bu denli kendimi yalnız hissetmemiş ve aynı anda bu denli keyifsiz,mutsuz,gözyaşları içine akarken gülmek zorunda kalmamıştım.
Elhamdürillah bu işi de kotardım. Bu kadar güçlü olduğumu farkında olmamışlığma hayıflandım.

not: şuan sızlamayan bir hücrem yok desem abartmış olmam inanın:)
not 2: verilen bir tüp kan da halama yeterli değil ne yazık ki ama devlet hastanesi fazlasını gerek görmüyor,yaşayacak kadar veriyor.(!)