Subscribe to RSS feed

22 Eylül 2018 Cumartesi

Şifa Dağıtıcı Kullar

Yaşadığım her şeyi fazlaca içselleştiririm. Ben de böyleyim napalım.
....
Bazı insanlar bazı insanlara şifadır. Hayatlarına girmeleri,eylemleri,gelmeleri-gitmeleri,verdikleri-aldıkları....Hep bir öğreti,bir katkıdır.
Bazı insanlar bazı insanlara bir ilaç faydasındadır.
Görürsünüz mutlu olursunuz,gözünün ışığıyla aydınlanırsınız,bir dokunuşu hayatınızı güzelleştirir,anınıza anlam katar.
Bazı insanlar öyle mucizevidir ki,tam sırtınızın tutulduğu vakit,parmaklarının ucundaki kremle ruhunuza hep verdikleri şifayı, bedeninize aktarırlar.Onlar ki, Allah'ın şifasını size aktarmak için görevlendirilmiş,hayatınızı güzelleştirmek için varedilmişlerdir.

Onların çokluğu değil,onlarla yaşanan anların çokluğunu dilerim...Zira yaşamın tüm zorlukları o anların şifasıyla yok sayabiliyor.
...



11 Eylül 2018 Salı

Yaz Bitmesiinn Olur mu? Olur...Olsun...

Yaz insanıyım. Sıcağı,güneşi,hafif esintiyi sever kıştan,kardan,soğuktan üşümekten geri dururum.
Amma doğum günüme az kaldı ise,kış demek yağmur demek ise ve kış gelse de bu sene benim için yaz çok çok iyi geçti ise ben buna sığınır bu kışı sıcacık geçirebilirim.
Zaten göz açıp kapayıncaya kadar da geçer,bilirim.
-------

Bu yaz tam da istediğim gibi bir dönem geçirdim. En başta hayalimi gerçekleştirip bir ev sahibi oldum. Bundan mütevellit azıcık zor zamanlar geçiriyor olsam da düzenimi oturtacağımdan şüphem yok.
Diğer yandan,ne tamamen yalnız,ne de tam anlamıyla ailemleydim.
Bir çok kez bir takım sebeplerden dolayı gelip 1-2 gün sonra döndüler. 2 kez de ben gittim.
Bugün babam yolda mesela,az sonra yanımda,evimde olacak.1-2 gün kalıp dönecek.
Onlar yokken tek başına olmanın tadını çıkardım,misafir ağırladım.Zamanımın çok büyük bir kısmı evde geçmesine rağmen gayet hoşnut bir yaz mevsimi geçirdim. Gözlerimi kapayıp hayal ettiğim ne varsa büyük bölümünü gerçekleştirdim.
İliklerime kadar mutlu,huzurlu zaman dilimlerinde ruhumu dans ettirdim.
Yani kısaca ben bu yaz mevsimini çok ama çok sevdim. Bu sebepledir ki bitmesin isterim. Biraz daha...Biraz daha uzatabilir miyiz ? Bence olabilir... Hem neden olmasın ki,mevsim insanın kalbinden geçen yolda değil midir? :) Benim ruhum sıcacık,güneşler açıyor,çiçekler büyüyor...Kuruyan dallara,soğuyan havalara,dalgalı denizlere,çakan şimşeklere,yağan karlara zaman var daha...Epey var...

3 Eylül 2018 Pazartesi

Sandığınızdan Öte Hayat

Çocuktum...
Etimden et koparılmadı ama et ete diri diri dikildi, defalarca.
Ben o zaman da ağlamadım.
Bir damla uyuşturucu,bir doz enjeksiyonda olmamıştım üstelik. Tamamen ayık kafa ile etlerimin birbirine yapışması sürecini defalarca izledim.Bizzat yaşadım. 
Yani ben öyle canım sıkılınca,kendimi çok kötü hissedince falan ağlayacak değilim.
Gözyaşımı da, stresimi-sıkıntımı da kalbimin içine gömmeyibilir,gözlerimin parıldısını söndürmeden yaşayabilirim.
Acı çekmeyi sevdiğimden değil, yanlış anlaşılmasın. Tahammülümün bildiğiniz herkesten yüksek olmasından.

Yine de gerek kalmasa,gerçekten,kalpten gülümsemelerimizin üstü örtülmese ne harika olur değil mi?

Evet yaşam başlı başına harika zaten...


16 Ağustos 2018 Perşembe

Halasının Pașa'sı




Bu minik yavru bizim evin yeni ferdi. Adi Pașa. Cinsi golden. Yasi(!) daha gun ile sınırlı.bir bucuk aylik olmak uzere onumuzdeki gunlerde. Kendisiyle henuz sanaldan tanistik. Yanina gitmek icin gunleri, saatleri sayiyorum. Ve bilen bilir ki dort ayaklilara buyuk bir fobim var. Ote yandan sevdigim her seye gosterecek cok daha buyuk cesaretim.ee sevmek bunu gerektirir. Oyle ki her gun kamera acip kendisine alismaya ve kendimi ona asina etmeye calisiyorum. Insallah bir araya geldigimizde hoș bir karsilasmayla da karsinizda olacagiz. Yani oyle umuyorum, diliyorum, istiyorum.hayirlisi...:) imza: kopek halasi :) 🐕

11 Ağustos 2018 Cumartesi

Peki Ya Siz ?

Bir gün hayatımı bir kitaba sığdırsam,tüm detaylarıyla anlatsam inanın sonunu zor getirirsiniz.
Ağlamaktan helak olur,yer yer vay be diye diye başarılarımı okursunuz.
Öyle ki,binbir zorluk falan değil,milyonlarca negatif durumun içinde bir kum tanesi gibi mutluluk arayıp durdum. Buldum da hep.Çok severim " arayan bulur" sözünü. Ne zorluk,ne kötülük,ne acı,ne olumsuzluk yaşadıysam hep içinde ya da sonunda bir güzellik illaki buldum. Bazen fark etmedim,bazen görmek istemedim. Ya da gördüğümün değerini bilemedim. Yok yok değer hep bildim. Acılarımın da, mutluluklarımın da her zaman kıymetini bildim. 
Hepsini çoğaltamadım belki.Kah tükettim,kah sakladım ama hep kendimi iyi hissedecek nedenler üretebildim.

Hayat zor ya hani. Benim ki  ekstra zor. Herkes kendi yaşadığını bilir ya hani,benim ki bir kaç boy büyük gelir bir çoğuna.
Bu sebepledir ki,sizin aldığınız hazlar,sizin kızdığınız insanlar,sizin garipsediğiniz olaylar,sizin canınızı acıtan durumlar,sizin olmadı diye üzüldükleriniz,sizin olsun diye istedikleriniz,sizin varlığında kıymet bilmedikleriniz,sizin tüm değerleriniz... Benim nefes alışverişime biçtiğim değerle eş.
Şükrüm de,minnetim de aldığım her nefeste tekrar tekrar yüceliyor gökyüzüne.

Küçücük mutluluklara,büyük çok büyük fedakarlıklar yapabilirim. Cesaretim bu yüzden benim.
Tüm evren karşıma gelse bildiğimi okuyabilir,sadece mutlu olacağım işi yapar,mutlu olacağım yerde ve mutlu olacağım hayatı yaşar,mutlu olacağım insanları görmeyi seçerim. Hayatın aldığım nefesten ibaret olduğunu ve yarının bana ne getireceğini herkes gibi ben de bilmiyor olduğuma göre iyiye odaklanmak,güzellikleri görmeyi seçmek hakkımı kullanıyorum. 
 Ya siz ; mutlu olmak için daha neyi bekliyorsunuz?

Anda Kalmak




Aldığım her nefes, nefesin içinde yaşanan her an, o ana sığan her anı çok kıymetli. Gerisi tırı vırı...
Zaten geriye ne kalıyor ki...

4 Ağustos 2018 Cumartesi

Kitaplar mı Daha Kıymetli İnsanlar mı?

Öyle bir durum ki...
Düşünün şimdi...Kitaplarınız sayıca çok aşırı değil ama her biri diğerinden çok kıymetli.Özenle yerleştiriyor,baktıkça çok mutlu oluyorsunuz. Okudukça aldığınız haz zaten ayrı.
Sonra bir sabah, biri geliyor kitaplığınızdan bir kaç kitabı kendisi için seçip almak istiyor.Öyle biri ki,hayır demek ihtimal dahilinde değil.Seve seve diyorsunuz,istediğini seçebilirsin,dilersen kitaplığımı sırtlanıp götürebilirsin.
Amma velakin,okuyunca geri getirirsin...Dimi?
Zira aksi mümkün değil,onlar benim...
Aldığım cevapla,almak istediğim cevap arasında bir uçurum olduğundan verecek cevabımda olamadı tabi.
Şeyy...Kemm...Küm... ııı...iiii....
Onları almasan mı acaba,başka mı seçsek sana...
Hayır yani bir kısmı hediyeydi de...
Sahi ne zaman okuyup geri getirirsin...
Geri getirmeyi düşünmediğini anladıktan sonra vermemek için açıkça diretmiş olsam da,almak için can atan birine karşı koyamadım.
Bir de ellerimle içine not yazdım...Nota gerek yoktu ki aslında.Nasılsa bana geri gelecekti,içine sana ne diye not düştüm ki...
Aklımda deli sorular.. Zihnimde yaşananlar...Haftalardır tek başına  ve tek çeşit kahvaltı yapan biri olarak soframı şenlendiren misafir...Sohbet... 
....
Bilir misin dün ben ne yaşadım?
Biliyor musun o insanı görmenin bendeki tramvatik etkisini. Neden o kadar kötü olduğumu sormadın...(Sorsaydın sarılıp saatlerce ağlayabilirdim). O paniğimin yorgunluktan ya da üzüntüden olmadığını çok iyi bildiğinden mi yoksa beni ilk kez o derece farklı gördüğünden mi bilmiyorum. Tek bildiğim sen bana iyi geliyorsun.
Enerjimi değiştiyor,hayata farklı bakmama sebep oluyor,her şeyin aslında çok daha kolay olduğunu hissettiriyorsun.
Borç ödemenin,iş stresinin,halamın ölüm riskinin ve hatta kendime dair tüm kaygılarımın kelebekler gibi uçup, yerine en pozitif hissiyatların yerleşmesinin bir adı olmalı. Ama aramıyorum...Elimi kalbime koyuyor ve orada dinlenmeye çekiliyorum.
Bak hatta buldum..."Huzur". Tek ihtiyacım olan da bu ya zaten. Huzur kokuyorsun...Sen bana tüm hayattan arınarak dinlenmem için gönderilmiş huzur limanımsın...Lütfen,hep orada kalır mısın?

28 Temmuz 2018 Cumartesi

Güzellikler Bulaşıcı ise Buyrun Bu Tarafa

Güzel şeyler olmaya devam ediyor. Şükrüm katlandıkça çoğalıyor.Çoğaldıkça bana mutluluk olarak geri dönüyor.
2 gün önce halamın  tahlil sonuçları netleşti. Lösemi değil. Ama diğer insanlardan çok daha yatkın. Her an her şey olabilirmiş. Bizim iliğimiz yüzde 40 küsurlarda çalışırken onun ki yüzde 15 civarında çalışıyormuş. bu da hastalığa yakalanma riskini arttırıyormuş. Bir ilaç varmış-iğne.
Her hafta bir gün 2 kolundan enjekte edilecek bir ilaç varmış. O ilaç kemik iliğinin çalışmasını,bir takım kan değerlerinin yapılabilmesini sağlayacakmış. Ama hiç bir işe yaramaya da bilirmiş.
Her ay kontrole gidilecek duruma bakılacakmış. İşe yaramaz ise yapacak bir şey yokmuş. İşe yarasa bile halsizliğin geçmez denmiş. Allah bilir elbette. Biz tedavinin seyrini olumlu yönde etkilemek adına elimizden ne gelirse onu yapacağız. İyileşmeye sözümüz var...
İlaç parayla alınamayacak,eczanede satılamayan türdenmiş. Özel bir raporla şahsa özel hazırlandı. Bugün eczacılar odasından gidip aldık ilk seansı uyguladık. Şifası da,hali-gücü de  gelir kısa sürede inşallah.
Yarın tekrar Karasuya gidiyorlar.Bu sene hep bir seyahat halindeyiz. Geçen hafta da ben Karasudaydım. 4 günlüğüne acilen gidip döndüm. Ne mi yaptım; ev aldım :)
hala inanmakta zorlansam da ciddi ciddi bir evim oldu benim. Hep hayalini kurduğum,çok ama çok istediğim ev sahibi oldum. Hem de kelepir fiyata,çok uygun şartlarla.Bulamazsın denilen özelliklerde,olmaz denilen fiyata.
Bu konuda beni benden çok tanıyıp destekleyen iki kişiye teşekkürü borç bilirim. Biri on yıl önce blogcu.com sayesinde hayatıma giren,kıymetlim olan Çağlar, diğeri zaman zaman iletişim problemi yaşasak da hep yeri ayrı olan sevgili patronum.
Benden çok bana inanıp destek vermeselerdi bu gün o evin anahtarı benim çantamda duruyor olmazdı.
Ailem tabi ki en baştaydı. Babacım bu sıcakta önce istanbula geldi ardından Karasu'da benle beraber iki gün yemeden içmeden koşturdu,aksiliklerde çözüm yolu buldu,uğraştı didindi beni bir ev sahibi yaptı.Allah yanımda olan,ödeme kolaylığı için dua eden,benimle birlikte sevinen herkesten razı olsun.
4 yıllık kredi borcu çabucak son bulsun.

Başka ne var diye düşünüyorum da... Ne çok şey birikmiş anlatacak,anlatılamayacak,anlatılmak istenen.
Şükrüm de,sabrımda,gayretimde O'nun için.
Bilirim beni hep ayrı sever,ayrı sevindirir,olmadık vakitte yüzüme tebessümler yerleştirir.Umudunu hiç kesme kulum der,ben senin yanındayım başka hiç bir şeye ihtiyacın yok. Elini kalbine koy,gözlerini kapat ve benden iste.sonra bekle.Sabret,umut et.Hayal kur. İnce ince işle. sonraaa tadını çıkar... Hayatın özeti bu kadar olsa. Aradaki can acıtıcı meseleler hiç yaşanmasa...Ama o zaman da mükafatlara bu denli sevinemezdik herhalde.
Şükrümüz bu denli kalpten gelmez,dil doldurmazdı.
Yazıyı bağlayamayan bir blogger görmektesiniz. Hayatının son bir yılında yaşadıklarından dolayı aklı karışmış,son bir ayda yaşadığı mutluluklar bulutların üzerine taşımış bir blogger. Mazur görün...İyi bakın,iyi görün... Sevgiyle kalın...

10 Temmuz 2018 Salı

Uyuyan Guzel

Cocukluguma dayanir bu huyum.
Uyuyan bir yakinimi seyretmeye bayilirim. 
Kucucuk bir cocuktum uc katli aile apartmanimizda sadece dis sokak kapisi kapaliydi. Daire anahtarlari kapilarda takili ve kapilarimiz hep acikti. Hasta bir bebek ve cocuktum. Iyilesemeyecek kadar hasta tedavisi bulunamayacak kadar caresiz. Ama umutlu.
Gunde saymadigim kadar babaanneme iner cikardim. Huzurdu onun evi. Huzurdu ona sarilmak, huzurdu bir iki kelam sohbet etmek. Huzurdu varliginin orada oylece durdugunu bilmek. O hep evdeydi. O hep baktigim yerdeydi. Hep benim babaannemdi. Hep sevgi dolu, hep iyiydi. 
Oglen uykusu vardi gunde bir saat kadar. Merdivenlerden sessizce iner uyudumu acaba diye odaya yavasca girerdim. Uyuyor ise eve cikmaz karsisina gecer izlerdim. 
Oturma odasinda ise karsidaki cekyata oturur, yatak odasinda uyuyor ise dakikalarca karsisinda durur izlerdim.
Onun zaten melekle es deger bir kalbi vardi. Ama uyurken daha da tatli ve masumdu. Acaba her insan onun kadar guzel uyur muydu? Ne zaman bir yakinim yanimda uyusa izlemelere doyamamam bundan oturudur. Kardesim, annem, babam, arkadasim...farketmez. Seviyor olusuma siginip, izlendigini anlayip uyanana kadar ya da odadan kovulana dek:) izlerim. Uyuyan bilmez zihnimin nerelere gittigini. O ani pamuklara sarip saklamak isterim. Ama olmaz... Zaman acimasizdir. Tum guzellikleri once gozler onune serip sonra aliverir elimizden. Tipki babaannemin simdi cennette olmasi gibi.
Sukur ki icimde tek bir keskeye yer birakmadan ugurladik onu bu dunyadan. Tum sevdiklerimizle cok guzel gunler yasarken, hicc keskelere yer ayirmayalim lutfen. Kiymet bilelim. Cok gec olmadan...
Veee tavsiye ederim efenimm, izleyin... Bi de uyurken izleyin sevdiklerinizi. Sevip kirildiklarinizi. Sevip de kizgin olduklarinizi. Izleyin de gorun, uyurkenki masumluklarini. Hayat o kadar iste. Bir uyku arasi. 

7 Temmuz 2018 Cumartesi

Mutluluk (.)

Teșekkür ederim Allah'ım.Çok ama çok teșekkür ederim.
Hayalini kurarken bile kalpten inanamadığım, asla olmaz ya yine de nolur Allah'im... Diye devam ettiğim șeyi gerçek kıldığın için minnettarım.Bugun, yarın, hep. Ömrümün sonuna dek.  🙏