Subscribe to RSS feed

9 Mayıs 2018 Çarşamba

Sanatsal Etkileşimler

Biraz da güzel şeylerden bahsedelim.
Dün akşam kız kardeşimin halk oyunu yıl sonu gösterisi vardı. Sahnede devleşti resmen. 3 yıldır onu izlememe rağmen hala aynı heyecan ve duygusallıkla seyrediyorum. 
Öncesinde de çocuk bale gösterileri vardı. İlk kez bale gösterisi izledim. Çocuklarınkini izlemek ise nasıl duygulandırdı beni ah bir görseniz. Sanki aralarında benim çocuğum varmış gibi.
Olmayan çocuğum için etkilendim yani. 
Bir çocuk için sosyal aktivite,spor ve dansın ne kadar önemli olduğunu bilirdim bir kez de gözlerimle görüp farkettim.

Keyfim pek yerinde değil ama bunu sonra anlatırım. Şimdi dünün ve bugünün tadını çıkaralım. 
Ehh arada böyle kısa da yazarım :)
Hayranlıkla izlemekten pek fotoğraf çekemediysem de bir kaç örnek şöyle ; :) 





19 Nisan 2018 Perşembe

Iki yuzlu kelimelerle dansin sevdikleriyle imtihani




2hafta once sunlari yazmistim. '' Tam da bu iki yüzlü elma gibiyim bu günlerde. Keşke video hali olsa da üzgün elmanın sesini,kendini ifade edişini falan duyabilseydik.

Elmanın sesi çıkamıyor ya benim de aynen öyle sesim kesik bu ara.

Annemden farksız yeri olan halam. Aynı evde yaşayıp aynı bütçeyi tüketip aynı birikimlerden nasibimizi alıp,aynı dert tasayı paylaşıyor,aynı mutluluklardan besleniyoruz.

Pek tabiki şuan onun başına gelenler tüm ailemi ve beni fazlasıyla üzmeye yetti.

Konu çok derin neresinden tutup bahsedeyim bilmiyorum da kısaca söylemek gerekirse geçen hafta hastaneye yatıp aldığı kanların sonucunda yapılan araştırmalarda lösemi hastası olma olasılığının çok yüksek olduğu hatta kesin gözüyle bakıldığı bu sebeple hemotoloji bölümünden devam etmemiz istendi.Şimmdi marmara üniversitesi hemotoloji bölümündeki randevumuzun gelmesini bekliyoruz. Bir ayağımız buradaki özel hastanede,gidip kan alıyor,durumuna bakıyoruz. 2 haftayı böyle geçirip sonra daha doğru tedavi şeklinin belirlenmesini bekleyeceğiz.

Bunları anlatırken bile nefesim kesiliyor. Ben ki sayısını unuttuğum kadar ameliyat geçirmişim 7-8 vs vs. Bu bambaşka. Sevdiklerini kaybetme korkusu dayanılmaz ağırlıkta. Ve ben son 6 ay da bunu çok kez deneyimledim. 

Ve çok uzun zaman sonra bugün 1 saat kadar evde tek başıma kalınca tüm  içimde birikenleri göz yaşlarımla boşalttım ve Allah'a yakardım.

Şimdi öncesinde olduğum gibi dimdik, ailemin başında en motive edici halimle ve en araştırmacı kimliğimle varım. Hem onları her şeye hazırlamak hem de konunun sanıldığı kadar kötü sonuçlanmayacağına inandırmak için canımı dişime taktım. Bir de yanımda korkularım.

Tam da o kadarım. ''O kadarcık... ''

Simdi ise

En yakin arkadasim, dostum kanser ameliyatindan eve ciktiktan 2gun sonra fenalasarak yogun bakima alindi. Bir haftadir hastanede ve durumu iyi degil. Ama sebepler doktor hatalari (!) yumurtalik ameliyatinda bacak sinirini kesmek, bobregi zedelemek gibi gibi bir cok sorunlar zinciriyle savas veriyor simdi. Paramparca kalbim. Halam bugun hemotolojiye gitti 10tup kan verdi. 1ay sonra teshis konacak ama kuvvetle muhtemel losemi uzerinde duruluyor. Ve bana cok is dusuyor. Kardez universiteye hazirlaniyor, anne gibi sevdigi halanin durumundan rn az etkiyle bu sureci gecirmesi icin vargucumle cabaliyorum. Aile in tum bireyleri icin de ayni sekilde.


VE dun gece blog alemine girmeden de once(tam 10yil)  sayfasini kesfetmis zaman icinde dostlugundan, guzel karekterinden, guven verici insanligindan nasibimi almis oldugum cok kiymetli arkadasim kalemhanem in babaciginin vefaatettigini ogrendim. Kalbim onunla olsa da yaninda olamamanin, bu acili gununde uzakta kalmanin sancisini yasiyorum. Babasina rahmet arkadasima sabir diliyor, tum bu yasananlardan dolayi dolan gozlerimi kimse gormeden silip hayata devam ediyorum.iyi geceleriniz olsun. Iyi gunlere uyanalim. Cok basinizi agrittim affedin. Akliniza geldikce ölmüslerimize birer fatiha yasayan yakinlarimiza da saglik icin dua edin lutfen. 

31 Mart 2018 Cumartesi

Yüklerim Ağır Çok Ağır

Gizli gizli ağlamalarımdan mı bahsedeyim. Üzüntümün boyutunun git gide artmasından mı ?
Yalnız-yapayalnız kalışımdan mı. Kendime yetmeme korkumdan mı
Her geçen gün bir şeylerle yüzleşecek olmanın korkusundan mı
En sevdiklerimden biri kaybedecek olma ihtimalinden mi,onu en az benim kadar seven insanlara karşı sorumlu olduğum için dik durmaya çalışmamdan mı
...
Uğradığım iftiradan mı bahsedeyim,her şeye rağmen düzenimi bozmamak için ve haklı olduğumu bilmenin sancısını dibine kadar yaşamanın zorluğundan mı

Hiç kimseyle konuşamıyor oluşumdan mı,kimsenin zaten önemsediği bir insan olmayışımdan mı

Etrafımda insan dolu olduğu halde en istediklerimin halimden bi haber olmasından duyduğum üzüntü ve kırgınlıktan mı?

Söyleyin bana neyden bahsedeyim.
Ya da hadi hep beraber susalım,hep yaptığım gibi. Aksi kimsenin işine yaramıyor nasılsa.
Biliyorum geçecek bu günler de. Geçti bitti diyeceğim bir gün ama o günler pek yakın değil sanki.
Sabır Ya Rabbim...Sabır ve Güç...
Kendi kendime ve ihtiyacı olan yakınlarıma yetebilme gücü ver ruhuma.
Zira önümüzdeki günleri planlarken oturmadığım şeyler var. Yardım Ya Rabb. Yüklerimi sırtımdan düşürmeden taşımama yardım et.

21 Mart 2018 Çarşamba

Neler Oluyor Hayatta,Keşke Herşey Rüya Olsa

Çok kötü 3 gün geçirdim.
En son dayanamayıp ona yazdım.Görüşelim nolur,dayanamıyorum dedim. Bana bir soru sordu. Hayır o değil derken,düşündüm. Evet benim en kötü olacağım konu oydu. Bir tek başıma o konu gelirse  çok kötü olurdum.Diğer her şeyin altından kendi aklım ve duygularımla çıkabilirdim.
Ama olmadı. Yapamadım. Başıma gelmesinden en çok korktuğum şeyi yaşamıyordum fakat bu sefer de dibe vurmuştum. Yaşama sevincim elimden gitmişti.
Ve dedim ki;Bu kadar mı kötü olabilir insanoğlu. Bu kadar mı yaa.Bu mu yani.
Ne pislik bir kalbiniz var yahu. Neyle kirlettiniz ne yediniz içtiniz ne düşündünüz de bu hale geldiniz.
Meğer ben ne harika duygular ve bembeyaza boyalı bir hayatın içinde yaşıyormuşum. Bazı duyguları ve bazı insan tiplerine ne uzakmışım. Yaşadıklarımı sindiremedim,kendimi akşamın bir vakti adeta koşarak onun yanında buldum.
Dedim ki "alın şu kafamı,duvardan duvara vurun da beni kendime getirin,yaşama sevincimi geri verin. Dünya bu kadar kötü bir yer mi lütfen söyleyin.
İnsanlar bu kadar pislik olabiliyor mu bana deyiverin."
Ve bir de şunu bildim,şu son üç günde.
Hayatımda olan insanlar vallahi çok şanslı. Şöyle ki ; sinirlenme hissimi kaybetmişim ben. Bunca şeye rağmen sakinliğimi korumam aptallıkla eşdeğer.
Benimle kavga edene ödül verecekler o derece yani:)
Ne yorulmuşum insanların çiğliğinden,yola gelmeyişlerinden,anlayış nedir bilmeyişlerinden,dinlememelerinden, dinlediklerini anlamamalarından vs vs vs. Mücadeleyi bırakmışım da bambaşka boyuta geçmişim meğer ben.
Yanlış...Böyle olmamalı. Neyse ne tüm mesele o toz pembe,güpgüel dünyamı içindeki pisliğe boyayan,tüm değerlerimi yeniden gözden geçirmeme sebep olan insan... Ben seni Allah'a havale ettim. İşin zor biliyorum,O sana yardım etsin. 



1 Mart 2018 Perşembe

Yönetici misin, İnsan mı? İyi misin, Kötü mü?

Öyle zor ki evden çalışmak...
Ohh ne güzel canın isteyince çalışıp,istemezse keyfine bakarsın diyenleri sayısız kez gördüm duydum işittim. Önceleri kızıp kendimi ifade etmeye çalışıyordum,artık hafifçe gülüp geçiyorum.
...
Belli bir mesai saatine tabiiyim ve sonrasında da çalabilecek her telefonu açmakla yükümlüyüm./ gün 24 saat 365 gün. Ve işin komik tarafı maaş almıyorum:) yani ben yan gelip yatıyor,keyfime bakıyorum:)
Tüm bunları yazarken eklemeliyim ki işimi çok seviyorum. Zaten tüm bunlar başka türlü izah edilemez herhalde. Ve patronumu da çok sever,sayarım.Zira başka türlüsü bu gemiyi yürütmezdi.
Ben çalışma şeklimden bir gün bile şikayet etmedim. Herkes yıllık izne çıktı ben çalıştım.Herkesin mesaisi bitti ben iş almaya devam ettim.Uyurken telefonla konuştum,yolda mesajlar yazarken kendimi buldum. Arkadaşım geldiğinde ağırlamakta güçlük çektim,önce işim dedim. Dedim de dedim.
Bunlarn hepsi tabi ki benim tercihimdi.Yoksa kimse zorla yaptıramaz.
---
Son günlerde hiç yaşamadığım iş sıkıntıları yaşıyorum.6 yıldır bu şirketteyim ve kurumsal olmayan halden koskoca bir şirket haline dönüşümüzün her sancısını patronumla birlikte kanımın son damlasına kadar yaşadım,hissettim. Hiç kolay olmadı bazen pes etmeye niyetlendim bazen amann hallederiz yahu sıkma canını diye patronuma omuz verdim.
Şirketin fahri ortağısın der hep. Sen olmasan çok şey eksik,sen olmasan olmazdık der durur.Beni sever ve fikirlerime her daim kulak verir.
Ama o önemseyecek diye, her şeyi gelişi güzel de dile getirmem. Geçen yıllarda yaşanan bir ortaklık ve bir olumsuz eleman la ilgili açıkça fikrimi söylemiştim. Dinlemedi.
Kızmadı ama haksız gördü beni. Gücendim,sustum.
Bazı şeyleri kendisinin görmesi lazımdı. Ben sabır edebilirdim,ettim.
Herkes bilir ki kolay lokma değilim. Üstüme basıp ezmeye çalışıldım,daha çok dik durdum. Beniim işime karışılamazdı,karıştırmadım. O işi herkesten iyi biliyordum,karıştırmadım. O işi onlardan daha çok sevip patronumu sayıyordum,işime karıştırtmadım.
Ama şimdi...
Bir eleman...
Sık sık da ofise gidiyorum sırf kendimi göstermek,yeni gelen elemanlarla tanışmak ve ben burdayım,ihtiyacınız olduğunda yardımcı olabilirim demek için.
VE bir eleman...
Kendini akıllı sanan,acitasyonla firmada tutunmaya çalışan,işi anlamak için yeterli süre bizimle olan ama hala sistemi kavrayamayan,kavrayamadığı sistemde yanındaki yeni gelenleri eleştiren.Kızan bağıran,bu böyle olmaz höytttt diye bağırıp çağıran. Huzur kaçıran.
Beni gördüğünde yüzü gözü değişen,keşke gelmeseydin,nerden çıktın sen şimdi diye iç sesini susturmaya çalışırken ayyy canımmmm niye geleceğini haber vermedin seni iyi ağırlayamadık diyen.Samimi görünmeye çalışıp,fazlaca sahte bir kalbe sahip olan.
Üstünlük taslayıp,ekip başı moduna giren ama bilgisi ekibi yönetmeye de işlerin düzenini kurmaya da yetmeyen o eleman...
bugün 2 kişiyi işinden etti !
Daha ilk iş gününde sırf kendisi beğenmediği için bir erkek elemanı da geldiği gibi göndermişti.O neyse hadi,görmedim tanımıyorum onu geçiyorum.
2 hafta kadar önce ofisteydim.
Kendisi odadan çıkar çıkmaz iki kız da bana dert yanmaya başladı. Aramızda çok samimi bir iletişim olmadığı için önce çekindiler. Sonra açıldılar.Ahh ne dertliler.Çektim bir döner sandalye oturdum karşılarına.Onlar anlattı benim şaşkınlığım arttı. 
Bir ara nasıl davranacağımı bilemedim doğrusu. Politik olmam gerekiyordu,olmakta zorlandım.Ama başardım.Kimsenin arkasından konuşamazdım. Patronumla ilgili bir cümle duymak beni acıtırdı,karşılığını vermek ise yakışmazdı.O eleman hakkında bile onlarla birlik olmak doğru değildi.
Ama yanlarnda olduğumu ve doğruları gördüğümü bilmeleri gerekirdi.
Uzun süre dertleştik.O esnada o eleman yan odada  eleman alımı için görüşme yapıyordu. Ben o sebeple patronumun odasından kibarca çıkartıldım :) Hiçç önemli değil. Kimseye patronluk taslamaya gitmedim zaten oraya. Her gün onlar birlikte olacaklar,gönlünce seçsin aynı ortamı paylaşacağı insanı.
Meğer kızlardan biri işten çıkmak istediğini daha fazla onun tarafından kötü muamele görmeye dayanamadığını söylemiş. 
Çok üzüldüm. Birlikte yeni sezona girmek çok güzel olurdu. Seni kaybetmek istemezdim ben dedim.Ama o kararını çoktan vermiş ve kabul edilmişti.
DEmez mi diğer elemanda;ben de çıkmak istediğimi söyleyeceğim.Onunla aynı odada çalışamıyorum diye.Yuhh dedim yaa...Nasıl bir insansın sen.. Bu kadar huzur bozmaya ne gerek var. Akıllı,iş adaplı,saygılı,güler yüzlü iki insanı neden canından bezdiriyorsun.Ne kazanacağını umuyorsun.
Onlara yaptıklarını dinledikçe,arkamdan konuşulanları duydukça ve yüzüme yalancı tebessümlerini gördükçe ahh dedim bu şirkete hiç yakışmadın sen. Ama dur...Şimdi değil belki,şimdi ben fikrimi açıkça söyleyemiyorum bunca gerginliğin üstüne. İma ediyorum ya anlarsa patronum diye.
Ama dur sen...Görülecek er geç her şey. Benim üstüme basmaya çalışmaların,ben fark ettiğimde pardonların,ahh şu sistemi hala öğrenemedim ondan oluyor bunlar ın...Bi sen akıllısın biz aptal dimi?
Benim şirkete gelmeden rahatsız oluşların. Geleceğimi bilirsen süslenip püslenmelerin,bilmezsen o pejmürde hallerin.
Neden haber vermiyorsun canımmmm hiç alaka gösteremedimlerin altında yatan sahteliklerin...
Ve bugün..o iki kız işten ayrıldı. Patronum mesaj gönderdi bana. Tüm şirkete ikisinin de işten çıktığını duyuyur musun diye.
Önce yutkundum,sonra tabi dedim.Hemen ilgileniyorum.
Bir metin hazırlayıp watshap üstünden tüm elemanlarımıza gönderdim. Hemen ardından biri,çok sevdiğim teknisyenlerimden biri aradı. Kelimelerle dans hanım size bir şey soracağım;o kadın yüzünden mi çıktı bu kızlar işten ?
Bak dedim,ben sana onunla ya da diğerleriyle ilgili detay söyleyemem,dert yanamam.Herkesi korumak ve politik olmak zorundayım zira yüz yüze bakıyoruz.
Ama evet dedim olabilir,mümkündür,insanın aklına gelmiyor değil tabi :)
"Bakın dedi şu an çok sinirliyim. Yazık oldu  ve o kadının bize vereceği zararı patronumuzla bizzat paylaştım. Ama biliyor musunuz eğer bir gün siz onun yüzünden pes edip bu şirketten ayrılırsanız ben kendimi tutamam,kimse saygı beklemesin o zaman Murat'tan."
Yapma dedim,doldurma kendini. Kimse vazgeçilmez değil.Ama beni yerimden etmek de kolay değil.Yani zaman ne gösterir bilinmez,her şey olabilir de ona yenilmek istemem doğrusu.Sakın dedi,sakın ani karar vermeyin. Sen boşver dedim bunları ama olur da ikimizin aynı saate işi denk gelirse senden bencilce rica ediyorum ki önce benim müşterime git lütfen.
Bunu söylemek için kendinizi yormayın,her zaman önceliğimiz sizsiniz,diğer elemanlarla da konuşmanıza gerek yok,biz aramızda o insanın ne olduğunu gayet iyi tartıp biçiyoruz hiçç merak etmeyin siz. Sizin işinizin iptal olması için alttan alta çalışıyor ama biliyor musunuz,"sizden çok tırsıyor.Size olan bakış açısını fark etseniz içiniz öyle rahat olurdu ki.O herkese tasladığı üstünlüğü sizden bahsederken yerle bir oluyor. Ağırlığınız onu korkutuyor." Ohh dedim vermek istediğim de bu zaten. Çok sevindim.Personel öyle yönetilmez,böyle hizaya getirilir."
Ve dedim ki bak beni iyi dinle. Kızlardan herhangi birine sinirlendiğinde ne onlara bağır çağır,ne patronuna şikayet et.Önce beni ara. Sinirini benimle paylaş. Sakinleşince yapman gerekeni yaparsın.Ama sakın ani hareket edip hem ailene hem bize sıkıntı çıkartma.Diğer arkadaşlarına da söylüyorum.Sinirle hareket etmeyin sakın.Önce beni arayın,dert yanın,sakinleşin.Ardından siz ne yapmanız gerektiğini bilirsiniz. Sevindi.Rahatladı
Dertleştik,kapattık telefonu.sonra düşündüm;patronuma haksızlık edecek bir ifade kullandım mı,aman haa yüzüne söyleyemeyeceğim bir şey i bir başkasıyla paylaşırsam kendimi affedemem.
Bunca kargaşanın içinde fikrimi un gibi eleyerek söylemeye çalışırken arkasından konuşan eleman modunda görünürsem,o eleman üstüne koyar,çarpar böler beni firmanın en kötüsü ilan eder :)
Bin şükür ki,nerde ne konuşacağımı bilecek kadar eğitebilmişim kendimi. Zira bu dünyada; kendi menfaatleri için insanların moralini bozan,kendi istekleriyle işten çıkıyorlarmış moduna sokup hayatlarında negatif  pay sahibi olan,haklarına giren,sevilmeyi kendine yakıştıramadığı için kötülükle beslenen ama tüm bunlara karşı yüze gülen insanlar var.
Allah doğru bildiklerimizden şaşırtmasın. Ve her daim insanların iyiliği için emek harcamaktan geri koymasın.
Varsın ben birilerinin gözünde evden çalışan,kafasına göre takılan biri olayım.Varsın birilerinin gözünü korkutan olayım. Patronumun gözünde değerli,elemanlarımın gözünde yönetici,müşterilerimin gözünde ilgili alakalı firmada pay sahibi gibi görünüyorum ya bu bana yeter. Helalinden bir kaç pozitif cümle yetiyor da artmıyor bana. Birilerine ise fazla geliyor duyduğu o kötülük dolu geri dönüş cümleleri.Ee herkes kalbinin ekmeğini yiyiyor sonuçta, değil mi? 

26 Şubat 2018 Pazartesi

Tatlı Dil

Bazı müşterilerimi öyle merak ediyorum ki. Telefonda seslerini duyup,aylarca bazılarıyla yıllarca iletişim kuruyorum. Seviyem hepsine eşit,ses tonum hep yumuşak ve kısa ve öz bilgilendirici.
ama bazıları var ki,tanımak isterdim doğrusu. Nasıl bir fiziğe sahipler,nasıl gülümserler,nasıl bakarlar ve sinirlenince nasıl tepki verirler. Merak ediyorum işte. Merak ne menen şey !

Her ne iş yapıyorsanız ve bu yazıyı okuyorsanız iletişim içinde bulunduğunuz herkese güzel sözler söyleyin. İltifat edin ya da aldığınız hizmetin hakkını verin. Resmi yada daha sıcak hiç farketmez. Bir insanın gününü güzel geçirmesinde payınız olduğunu bilin. 
Hepsi bu. Tüm mesele bu. Sadece bu. Bu kadar !



25 Şubat 2018 Pazar

Bir Ben Var Benden İçeri

Geçen günlerde yazdığım bir yazıda bahsetmiştim en yakın arkadaşımın kanser olduğundan. Ameliyat oldu on gün önce. Ve ameliyattan hemen sonra doktoru şöyle dedi; ameliyatta kitlenin iyi huylu olduğunu gördüm. Tetkikler yanlışmış,kanser değilsin. 
Şükürler ettik,hamdlar ettik,sevindik. Bugün gelen pataloji sonucu ilk sonuçları dorular nitelikte idi. Evet arkadaşım kanserdi,hala öyle ve bir ameliyat daha olması gerekiyor acilen. Yani o bir yumurtalığın alınmasının hiç bir faydası olmadı şimdi.
Derin bir iç çektim ve dünyanın başımıza yıkılmasına kafa tutmaya çalıştım. 
Hem arkadşıma destek olmak hem de kendime olan sözümden dolayı. Ne sözü mü şöyle ki;
1 hafta önce ongün boyunca yaşadığım karın boşluğumdaki ağrı yani beyinden karın boşluğuna uzanan şant ın uc kısmındaki çok yoğun agrı ve kasılma sebebiyle beyin cerrahım beni görmek istedi. O korkuyu size anlatmak mümkün değil. Giderken, ameliyat gerekebilir diye çıktım evden,herkes kendini hazırlasın ben iyi değilim dedim. Bunu benden ilk kez duydukları için hep birlikte tedirginliğimizi hat safhaya taşıdık ailecek. Zaten sadece ailem bildi. Neyse rontgen,ultrason,muayene. Beyin cerrahım şantın iyi olduğunu ama mutlaka ve acilen bir dahileye ya da genel cerraha görünmem gerektiğini ifade etti. '' bir gün şantın tıkanacak ama o gün bu gün değil,daha erken.Ama sen buna her zaman hazırlıklı ol'' demeyi ihmal etmedi. Ben ne yaptım peki? her zamanki gibi dik duruşumu bozmadan ve ukalalığımı koruyarak(4 sene önceki beyin şantı yazılarımı okuyanlar bilir) ben ameliyata hazır değilim,tıkanma şansı yok onun dedim.Sen yine de hazırlıklı ol gelirken sana sormayacak dedi. Karşılıklı restleştik,şant alması gereken mesajı almıştır sanırım ama biliyorum ki ve sanıyorum ki doktorlar hastasını her daim riskler hakkında yüzleştirmek zorunda.Yoksa durduk yere korkutmazdı  doktorcum beni. Neyse eve gelip yıllardır görüşemediğim ama ne sıkıntım olsa ilk önce ve hep ondan fikir aldığım doktorumu aradık. Salı günü beni çağırdı ve öncesinde isteyebileceği tahlilleri de sağlık ocağında yaptırıp dosyamı alıp gittim. Gitmeseymişim iyileşemeyecekmişim. İki büklüm girdiğim odadan şifaile çıktım. Yani hemen olmadı tabi.
Çok ciddi bir diyet verildi. Zaten bahsetmiştim daha önce, bir buçuk yıldır karatay diyeti yapıyorum lenf bezlerim ve tiroidlerimdeki problemler için. Zira metabolizma yerle birdi bir dönem. 
Buna rağmen yani sadece sebze ve et tüketmeme rağmen daha da ağırlaştırıldı. Asla meyve,çiğ sebze yok.
Sabah sadece yumurta,akşam et ve pişmiş,haşlanmış sebze. Tabi soğan alerjim olduğunu da belirtmek isterim öyle tatsız,eksik malzemeli yemekler yani. Ayrıca her öğün alınması gereken 2 ilaç. Ve bunlardan biri benim alerjim olan içtiğimde çocukluğumdan bu yana kustuğum bir ilaç. Daha adını duyarken midem havalandı. En iyisi bu senin için bi deneyebilir misin diye rica etti sevgili doktorum. Babam; kızım sen artık büyüdün,yapabilirsin,içebilirsin deyince ve doktorum biliyorum ki daha iyisi olsa beni zorlamazdı. Tamam dedim sizin için deneyeceğim,katlanacağım. Söz başaracağım.
Günler geçti,karın boşluğumdaki ağrı geçti,bağırsaklarım gördüğüm tedaviden dolayı ters düz oldu,açtım zaten daha çok açım şimdi.
Bir lokma ekmek yemezdim zaten,tek bir çatal tatlı bile sürmedim ağzıma. Asla olmaması gerekenleri sabırla sildim yaşamımdan. Elet böyle gitmeyecek sonsuza kadar. Cuma günü kontrolüm var. Hiç değilse o güne kadar dayanabilirsem şayet ve kendime verdiğim söz nispetinde sinirlerimi koruyabilirsem bu iş tamam. Çünkü diyet bahane,sinir-stres etkenmiş tüm bu süreçte. 
Ne geldiyse başıma hayat kalitem düştüğü içinmiş. Her ne kadar annem kendini sorumlu tutsa da bu sancılardan(hafiften bir tartışma sebebiyle) bilmiyor ki kızının kalbi ağzına kadar dolu bu sıra. O sebeple herkes payını alsın bu günlerimden. Hafifletsin ağrılarımı, gülümsetsinler kalbimi.
Ben zaten her daim gülerim,tebessümlerim hep bakidir de benim. Bir de kalpten,ruhtan,dolu dolu gelmesi var tabi.
Zira ben yaşamımdaki herkesi,her konuyu,her durumu özümseyip içinde mutlulukla anılmak,iz bırakmak için elimden gelen her ne ise fazlasını yapmayı kendime borç bilirim. 
Dilerim bu süreci yaşamamda etkisi olan her ne var ise pozitife döner içimde.
Zira açlıkla birleşince zorluklar,yoruluyor epeyce insan.
Neyse yani öyle işte...
Sağlık olsun gerisi yalan.
İyi bakın kendinize,ruhunuza,bedeninize,sağlığınıza,sevdiklerinize.
Mutlu pazarlar...

15 Şubat 2018 Perşembe

Ahh Şu Rüyalar

Zihin alt ve üstünde ne varsa dökülüveriyor gece olunca
----
Nasıl üzüldüm sana patatesli börek yapamadığıma.Ahh dedim cesaret edemedim,epeydir yapmadım ya,ya güzel olmazsa.
Her avutmada öyle sıkıca sarılsan keşke. tüm üzüntülerim,pişmanlıklarım,özlemlerim uçup gitse.
...

10 Şubat 2018 Cumartesi

Yol Yapım Çalışmaları--İşte O Beklenen Yazı :)


Bu yazı,benim bir cümlemi unutmayıp sürekli soran ne oldu o anlatacağın yazı diyen deeptone için buraya aktarılmış olup,hepinizle paylaşmak istediğim bir mutluluktur.

Bastan soyluyorum yazi uzun ama ben olsam sonuna kadar okurdum. :)o zaman basliyorum
-----
O avm ye gitmek icin yolun karsisina gecmek gerekiyor ve kaldirim cok yuksek. Benden bir iki adim onde olan arkadasima seslenip yardimci olmasini istedim, koluna girdim kaldirimi atladim. Tek basimayken de kaldirima cikmamak icin hemen bitiminden yol kenarindan yuruyorum son derece tehlikeli tabi.o gun ayni sey iki kez oldu iki farkli arkadasimin koluna girmek zorunda kaldim. Trafigin bir cok koldan baglanip aktigi yogun bir caddeden bahsediyorum.iste o gece(29aralik2017) o durumda oyle incindim ki,anlatamam.ama dur yahu anlatacagim:) ben nasil olurda birine muhtac olurum hissi ile rencide olmus saydim kendimi. Eve geldim babama anlattim. Ve dedim ki bak bana mutlaka hatirlat tatil donusu bu konuyu belediyeye anlatmaliyim bi cozum bulmalari lazim. Yok yani ahlanip vahlanip ona buna suc bulunca, duzeni elestirip engellileri de hic dusunmuyorlar canimm deyince rahatlayamayacagim.buna bi cozum getirmem sart. Bana illaki ve mutlaka hatirlatin dedim babam ne kadar tamam kizim dediyse de ust uste ciddiyetimi belirttim. Sonra dedimki yahu ya cikarsa aklimdan. Ben simdi gecenin 23unde yazivereyim de onlar isteyince okusun. Girdim belediyenin sayfasina, mudurluklerden fen isleri birimine. Oradaki yetkililerden mudurunden, sefine herkesin mailine topluca yazdim derdimi. Veryansin etmeden, ricami dile getirdim. Zaten hakkim olani yapmalarini istedim. Yazdim da yazdim. Rencide olusumu, o yolun zatn, engelliler, hamileler ve yaslilar icin daha yapilirken dusunulmesi gerektigini, yani kendim icin kucuk toplum icin buyuk bir fayda olacagindan bahsettim. Donus olmaz ise buyuk sehir belediyesi, karayollari vs artik sesim nereye kadar giderse. Elbet halledecegim bu isi dedim.Allah akil ve dusunebilme yetisi vermis kullanmasam ayip. Amann bosvercilerden, bu devlette boyle istecilerden olup aklimi, fikrimi, benligimi hafife alamam kusura bakmayin. Velhasili kelam 1saat sonra o zamanin fen isleri muduru fatih telat beyden mail geldi.(simdi mudurlugu degisti ammavelakin isin takibini ziyadesiyle yapti) Telefonum șudur, sizin telefonunuzu yazar misiniz ve yarin musaitmisiniz degilseniz uygun gununuzde beni arayin bizzat gelip yerinde kesif yapalim ve gereken yol duzenlemesini acilen yaptiralim. Havalara uctum desem inanir misiniz? Cok kucuk gibi gorunen ama fazlasiyla onemli bir mesele aslinda. Uzun lafin kisasi bugun gorusecegiz pendik belediyesi fen isleri muduru ile. Sabah kendisini aradim. Tatil gunuymus ustelik. Sagolsun gun icinde beni arayip gelecegini belirtti, geldi. Tam olarak nereden istiyorsunuz kaldirimin alcaltilmasini dedi. Beraber yerinde gorup konustuk planladi ve talimatini verdi. Yol ana haltere bagli oldugundan biraz zaman alacakmis ama on gune kadar hallolmasi icin elinden geleni yapacakmis. . Ve bugun 9subat 2018. Gunlerdir cevredeki kaldirimlar ve arac gecis yollari tadilatta. Yayaya ve trafige uygun hale getirildi en son da benim istedigim noktada calisma oldu ve sonuclandi. Artik kaldirim herkesin rahatlikla kullanabilecegi durumda. :) Yanii kissadan hisse;yakinma! Caba goster. Bu da boyle, bunu da boyle yapmislar deme nasil olmasini istersin dusun ve harekete gec. Ben hic bir torpil, tanidik vs kullanmadan, kendi aklimin ipleriyle cozumleyebiliyorsam ustelik devlet isini, senin yakindiklarini bi daha dusun. Gercekten elinden geleni yaptin da cozum olmadi mi? Yoksa ahlanip vahlanip yakinmak kolay olan mi? Tesekkur ederim Allahim bana bu akli ve kullanma yetisini verdigin icin, oz benligimi hafife almadan yasayabildigim icimdeki gucu farkinda oldugum icin. Tesekkurler pendik belediyesi gercekten cok tesekkurler. Tesekkurler donemin fen isleri muduru fatih telat bey cok tesekkurler. Insanliginiz, gorev askiniz, halka verdiginiz deger, isinize gosterdiginiz ozen icin cok tesekkurler. Minettarim...
Not:sag ustteki fotodan bahsediyorum. Ve gorundugunden cok daha yuksek oldugunu vurgulamak isterim.:)

2 Şubat 2018 Cuma

Ne guzel insanlarsiniz hepiniz

Hayatimdaki herkese ama eksiksiz herkese tesekkuru borc bilirim.
Beni yalniz biraktiklari icin, bir kez bile nasilsin diye merak etmedikleri, kendi dertlerini onde tuttuklari icin,
Acaba nasildir, hayatinda neler oluyordur diye dusunmedikleri, o nasilsa iyidira, degilse de kendini duzeltmesini bilir dedikleri icin.
Tek bir kisinin bile yanimda olmadigini, icim kanayarak hissettirdikleri icin,
Isimdeki sorunlari patronumla dahi tartismadan, boyun egip peki diyerek gecistirecek kadar yoruldugum icin,
En yakin dostumun kanser oldugunu bilip elimden hic bisey gelmemedi ve ona sonsuz guc ve moral asilarken kendimdeki eksigi tamamlayacak kimse olmadigi icin,
Iki hafta once baliktan cok agir sekilde zehirlenip bunyem coktugu ve kendi basima toparlandigim icin, o cok korktugum disci koltuguna otururken yine kendimden baska destek bulamadigim icin, bugun ust sinira gelip biraz bir seyler anlatmayi deneyip, dinlenmedigimde bogurerek agladigim ve sesimi icime kacmaya zorladigimda sarilacak, yuzune bakacak bir kisi bile bulamadigim icin, guzel seyler oldugunda heyecanla anlatacak birine ulasamadigim icin, her daim aklimizda, severiz de kendisini o da bilir elbet ama acaba nasildir, bana ihtiyaci var midir diye dusuneni olmadigi icin
Kelimelerle dans hayatindaki herkesr sonsuz tesekkur eder, ona kendiyle birbasina yasama gucu veren Allah'a hamd eder.
Telefondan yazdigim icin hatalari affediniz. Bir de lutfen beklenti icine girmememi ogutlemeyiniz.konu o degil cunku. Hic degil.