Subscribe to RSS feed

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Ordan burdan,hayattan

Cok mutlu oldugum bir anda gozumden iki damla yas aktigini fark ettim.Vay be ben de mutluluktan aglayabildim.
-------
Bayramdan bu yana binbir sey oldu hayatimda.once tiroid bezlerindeki hastalik takibi,tam bayram gunu alinan cenaze haberi.ardindan hayatima dair heyecan verici bir kac gelisme ve ayagimda cikan bir kitle.tabiki doktora gitmedim.cunku bir ameliyat daha kaldiracak gucte degilim suan.neyse bunlari gecelim.gecenlerde bir ruya gormustum o gunun gecesinde uzun uzun hayal kurmus,cok ama cok ama cok istemistim.eskiden hayal kirikligindan korkardim.artik kendi gucumun farkindayim.sadece ama sadece mutlu olmak icin yasiyorum.kulaklarim cok guzel deyler duyuyor,ben birine-birilerine mutluluk olabiliyor muyum bilmiyorum.demem o ki;gulumseyin hayata.sevdiklerinize,kendinize.oyle iste.iyi geceler herkese.

11 Haziran 2017 Pazar

Biliyorum Deme,Öğren

Ee dünya hali işte.

Geçen hafta teknisyenimize bir konuda şöyle yapma böyle yap deyince,sen nereden biliyorsun o öyle olmaz gibi bir laubali tutumla karşılaşmıştım. Bunu patronuma söylememiştim. Benim gibi müşteri kaydı alan diğer arkadaşım da aynı kişinin tutumundan rahatsız olup patronuma aktarınca ve konu benim duyacağım şekilde konuşulunca,ben de anlattım karşılaştığım saygısızlığı.Günler geçti gitti üzerinden. Velhasılı kelam diğer böceklerle ilgili konular da iyi biliyorum fakat toz akarı dedin mi orda dur !
O konuda patronuma kafa tutan,müşteriye neden öyle dedin olmaz öyle diyebilen ve bu konuda kesinlikle haklı olduğumu bildiğim bir mevzu. Neden mi? Çünkü bu işin her iki tarafında da varım da ondan. Hem toz akarı alerjisi olan,hem de ilaçlama işinin içinde olanım. Konuya çok hakimim.
Yine aynı teknisyene sen toz akarı ilaçlaması yapmasını biliyor musun dedim geçenlerde.biliyorum deyip geçiştirdi ama söylediklerinden anladım ki sıradan bir iş çıkartacak,durumun önemini farkında değil.
Patronuma mail yazdım.Yeni gelen teknisyenler toz akarı ilaçlamasını biliyorlar mı? Bilmiyorlarsa anlat lütfen. Şöyle şöyle zararlar olabilir,müşteri madur edilebilir.firmamıza leke gelmesin.Bilinçli olsunlar dedim.
Az önce gelen bir mail. tüm böcekler hakkında ve özellikle toz akarı...Bir bilgilendirme yazısı yazar mısın? Teknisyenlere vereceğim hepsi aynı uygulamaları ve en doğru şekilde yapsınlar.Bilmiyorlarsa öğrensinler. Ee dedim teknisyen zaten bilir,ben müşteri temsilcilerimize anlatayım,onlar öğrensin nasıl konuşmaları gerektiğini.Ben teknisyenden iyi bilecek değilim ya.!
Senden iyi bildiklerini sanmıyorum. Hepsinin eksikleri,bilmedikleri var. Sen güzel bir döküman hazırla araçlara koyalım. Buna rağmen senin söylemenin dışında iş çıkarırlarsa bak izle o zaman neler oluyor. Senin işi bilmediğini düşünen,teknisyenliğiyle hava atan olursa,haberim olsun,sakın benden gizleyip içine atma kızarım.
...
Müsait vaktimde seve seve hazırlarım dedim. Acil olursa sevinirim dedi. 1 saat sonra dosyam hazırdı.Ve şimdi patronumun mail listesinde onaylanmayı bekliyor.
Böcek türüne dair ilaçlama şekli,temizlik,müşteriden gelebilecek sorular ve cevapları,mekanlara göre periyot ve garanti süreleri.
...
Yarın dosyaları karşılarında gördüklerinde ne hissecekler merak ediyorum doğrusu.Ben şahsen kendimi çok iyi hissediyorum. Kimseye işini öğretmek gibi bir egoistlik içinde değilim ama bildiğim konuda da susabilen,tamam bu senin işin seninki doğrudur diyebilen biri olmadım,olamadım. İyi bildiğim her ne varsa aktarmaya niyetliyim.Böceklerle ilgili detaylı bilgiye sahibim ve sağlık bakanlığından sertifikalı bir teknisyenle bile boy ölçüşebilirim. Deneyim...5 yıllık bir müşteri ilişkisinden bahsediyorum azizim. Alaylı olmak,deneyim sahibi olmak,işin mutfağından yetişmek ne derseniz deyin. Firmanın tek elemanıydım ve kimse bana hazır bir kaç cümle yazıp vermedi. Hiç bilmediğim bir sektörde her şeyi araştırarak öğrendim ve gelen hiç bir soruya hazırlıklı değildim.O an ürettiğim cevapların doğruluğundan emin olup arkasında durmayı öğrendim. bilmiyorum diye bir cevap verme hakkım yoktu,doğru bilgilendirmek zorundaydım.Araştırdım,sordum,çok uğraştım ve şimdi bir döküman hazırlayacak,bana işimi öğretme diye üstten konuşanı al şunları oku da doğru iş yap diyecek kıvamdayım.
Diyeceğim o ki kimseyi küçük görmeyin. Ben bu işin eğitimini aldım,piriyim demeyin. Eksiklerinizi öğrenmenin peşinden gidin.Her zaman kendinizi ileriye taşımayı bilin.

Bunları neden anlattım ? Aslında çok başka bir şeyden bahsetmeyi istiyorum ama şimdi yeri değil onun için zırvalıyorum.Hadi bana iyi geceler,güzel yarınlara uyanalııımm...

30 Mayıs 2017 Salı

Dünya Telaşı



Anlatacak neler var diye düşünemiyorum bile. Ne fırsatım var ne gücüm. O zaman içimden geçen şu cümleyi fısıldayıp kulağınıza,kaçıvereyim dünya telaşıma...

Kulaklarınızın güzel şeyler işiteceği,duyduklarınızın ruhunuza çok iyi geleceği bir gün olsun...

2 Mayıs 2017 Salı

1 Mayıs !

Şimdiiii nerden başlamalı,nasıl anlatmalı. 
bodoslama dalmalı...en iyisi öyle gibi.Aklıma geldiği gibi,ortaya karışık yazıvermeli hisleri...
/1Mayıs işçi bayramıydı değil mi? Onu kelimelerle dansın bayramı olarak değiştirelim lütfen,bi zahmet.../
Pazar öğlen saatlerinde bir mesaj aldım.Ben mesaja cevap veremeden telefondan watshap uyarısı geldi. Fotoğrafını gördüm ama numarası kayıtlı değildi.NAsıl buldun numaramı kaç yıldır telefondan iletişim kurmuyoruz ki derken bennn çorap söküğü gibi geldi hikayenin devamı...
Benim canım...Benim çok kıymetlim...10 yıl önce eski bloğum sayesinde tanıştığım,yüz yüze hiç görüşmediğim ama değeri herkesten başka olan,çok fazla paylaşımımız  ve  birbirimize koskocaman sevgimiz olan arkadaşım...dostum...ki herkese bu sıfatı yakıştıramam.Herkesle kalbimi paylaşamam. Ama dedim ya o başka.Bambaşka...Son on yıla dair ne varsa hayatımızda bazen sekteye uğrasa da bildik genel hatlarıyla bazen detaylıca.
O bu sürece bir evlilik sığdırdı,ömür boyu sürmesini dilediğim.Ben bir kaç ameliyat.İkimizde iş değişiklikleri yaptık yani yepyeni hayatlar içine daldık.Bazen aylarca iletişim kurmadık.Ama birbirimizi hiç gözden ve kalpten çıkarmadık. Özledim seni diye bir mesaj atıp kalplerimize yeniden,yep yeni sayfalar açıp sohbete daldık.
Aylardır hiç konuşmamıştık.Pazar günü demez mi ben geliyorum istanbula diye.Ben nasıl şoke oldum..Nasıl bir şaşkınlık içindeyim ki sormayın...Hani yani hiç böyle bir hayal kurmamıştık öncesinde. Sana sürpriz yapacaktım ama işini bırakıp gelmezsin diye eh bir de malum istanbul keşmekeşinde nasıl buluşuruz diye önceden planlamak istedim.Tek diyebildiğim sen telefonumu nerden buldun :) Soruya bak soruya. Şaşkınlığa gel işte...
Meğer bir planortağı varmış.Bana en yakın isimlerden biri olan insan...Sağolsun varolsun köprü olmuş...Buluşmamıza harika bir gün yaşamamıza destek oldu.
O günün gecesi pek güzel değildi açıkçası...Ben ertesi gün çalışacaktım ama elbette rotayı Ayşe'me göre çevirdm,aksi söz konusu olamazdı.İş hali bir şekilde ayarlandı. Pazartesi sabahı memleketim üsküdarda buluşuldu.Sarıldık...Göz göze,gönül gönüle,yan yana saatler geçirdik.
Kilometrelerce yürüdük.Sayısız basamak çıktık...Sayamadığımız kadar fotoğraf çekildik. Bilmem kaç bardak çay içtik.
Üşüdük,terledik,doyduk,acıktık...Güldük,eğlendik,sohbetin dibini bulduk.Birimizin gözlüğü kırıldı,birimizin bluzu söküldü,ikimize birden kuş pisledi...
Ben ne yaptım da böylesi bir günü hak ettim bilmiyorum. Ben her ne verdim de hayata,bana böylesi güzel iki insan kattı hayatıma bilmiyorum.
Bir yerlerde,bir şeyler yapmışım bilmeden ki bu özel gün bahşedilmiş bana.
Kim ne derse desin,kim ne düşünürse düşünsün.Tıkadım kulağımı yaşadım günümü.
Evet akşam eve gelince de iş konusunda ufak bir prüz çıktı.Evet hala çözmüş değilim ama nolur bu konuya değinmeyelim. O konuyu ben dahil kimse irdelemesin,Allah'a havale ettim.
Ben bana verilen o güzel günün tadını hala çıkarıyorum. Koskoca bir gün geçti üstünden ben sanki daha yeni ayrıldım yanlarından.Keşke çok daha sık görebilsem,çok daha fazla zaman geçirebilsek lakin farklı şehirler olunca ancak ara sıra,müsait vakitleri kollamak kalıyor bize. İnşallah bundan sonra çok daha fazla paylaşımımız olacak...Olsun lütfen...Olmalı mutlaka...Sanaldan reele bir bağ kurduk öür boyu sürmesini gönülden diliyoruz. Ki sanal demek pek yanlış olur,br araya geldiğimizde sanki hep görüşüyorduk da epeydir ayrı düşmüş gibiydik.
Yani uzun sözün kısası; sürprizleri sevmeyen şahsım,dünü hep hatırlayacak... 
Hani kendime söz vermiştim ya istemediğim hiç kimseyle görüşmeyeceğim,hiç bir şeyin içinde olmayacağım diye. Beni değerli kılan,yanında rahat olabildiğim,kendim gibi davranabildiğim  insanlarla bir arada olmak sözünü vermiştim kendime ya hah işte tam da öyle. Her günümüz ılık bahar havasında,dost muhabbetlerinde,kalbinden sevgi akan yüzlerden gülümsemeyle geçsin...İyi olan ne varsa hayatlarımızda bağlarımız daim olsun.Ömürlük olsun...Sonsuz olsun...
Bir de seni seviyorum diyebilmek çok önemli. Ben bunu erkek kardeşimden öğreniyorum mesela.Seni seviyorum diyor sık sık...O zaman ben de söylüyorum sizi seviyorumm...Gerçi bilineni söylemeye ne hacet ama olsunnn bir kez de duyulsun,bilinsin,sesimiz,sevgimiz evrene yükselsin...Her günümüz çilekli pasta tadında geçsiinnn :)

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Tercih...

Bir yanim sinir stres.bir yanim nasil heyecanli,cokk mutlu. Bir tercih yapiyorum ve heyecanimi yasamayi seciyorum. Heyecanlarimizi buyuk mutluluklara donusturebilmek dilegiyle.iyi geceler efendimm...

27 Nisan 2017 Perşembe

Mevsimlerden Yaz

Size iç karartcı şeylerden bahsetmeyeceğim.
Ağrılarımdan,can sıkıntılarımdan,moral bozukluklarımdan,stresli günlerimden,bitmek bilmeyen bahar alerjimden ve hatta kabuslarımdan bahsetmeyeceğim.
Bir şey soracağım sadece,bahar mevsimi hangi ay bitiyordu.Diğer bir deyişle yaz ne zaman tam anlamıyla gelmiş oluyordu? 
:)
bir başka sorum da mevsimler size neyi çağrıştırıyor? Mesela ne olunca yaz geliyor,kış demek ne demek...Ne zaman bahar doluyor kalbinize.
Benim için bahar,iş tatilimin bittiği gün zihnimi sarmalıyor. Yaz ise annemlerin yazlık evimize gitmesiyle başlıyor. Bu biraz göreceli bir durum oluyor tabi.Çok sevinemiyor,pek de içerlemiyorum gidişlerine.Ardı sıra bir çok güzel şey yazın geldiğini anlatıyor.
Kış ise..Hmm düşünüyorum da hiç kış gelmiyor galiba bana yaa. Eskiden kar yağışını eve hapsolmak olarak düşünürdüm meğer çok yanlış kodlamışım beynime. Bu sene karın yağması da keyiflendirdi mesela.Gerçi düşünüyorum da keyfimi ne bozuyor diye. Çok az şey...Sadece bir kaç tavır,bir kaç durum,bir kaç mesele.Neyse konu o değil şimdi.Size yaz ne zaman geliyor söylesenize ? :)


Yine kısa yazamadım.Altı-üstü bir soru soracaktım.Çok konuştuğum doğrudur da çok yazdığımı herkes bilmiyor Allah'tan :) 


19 Nisan 2017 Çarşamba

Evden Çalışmak

Bugün yani sadece bir kaç saattir yalnızım.Tek başıma çalışıyorum.Öyle yoğun,öyle stresli bir gün ki,aile bireylerinin evde olmaması avantaj oldu vallahi.Zira kalp kıracağım,ters davranacağım diye ödüm kopuyor.Ehh bazen kendime hakim olamadığımda olabiliyor.
Yani demem o ki, evden çalışmak kolay değil.Aa nerde öyle iş,bana da bulsana deyip sırıtan herkese bir günlüğüne yerime geçsene demek isteyip,hafifçe tebessüm ediyor,sandığın kadar kolay değil deyip geçiyorum.
Zaten hayattaki çok şeye gülüp geçiyor,önemsemiyormuş gibi yapıyorum.Tek içimi döktüğüm nokta burası işte.O da kendi kendime takılıp pek kimsenin okumadığını bilmenin rahatlığıyla.

8 Nisan 2017 Cumartesi

Nikah Güncesi

Başlıyorum anlatmaya hazır mısınız? :)

3 gün önce ben anneme güldüm bu havada üşünür mü,böyle de hasta olunur mu,tam nikah üstü yatılır mı kalk topla kendini yahu dedim. Demez olaydım.dilimi eşek arıları soksaydı.Aynı gece üşüme titreme ateş belirtisiyle yattım kaldım.Ertesi sabah işe başlayamadım.Tüm gece de uyumadım boğaz ve eklem ağrılarından.
Perşembe günü çalışmadım.Yiyemedim,içemedim. Tek yaptığım dua etmekti.Allahım beni nikaha yetiştir.İyileştir.Orada olmalıyım,abimin yanında olmalı onun mutluluğunu paylaşmalıyım.Bu halde mümkün değil:Ne olur mümkün kıl Allahım dedim durdum sayısız kere.
Ben dün kendimi toparladım.Boğazlar berbat ama bir güç geldi ki sormayın.Ne mi oldu annemle halam yatak döşek yatmaktalar şuan.Onlar nikaha gelemediler !
Abim...En sevdiğim kuzenim,ilk arkadaşım,can dostum...Gözlerine baktığımda kalbini okuduğum.Yanında kendimi huzurlu hissettiğim,değerlim...
Bir abisi var onu çok severim.Annesi...Kocasından dolayı yıllardır görüşemediğimiz biricik halam. Hepimiz için çok özel ve kıymetlidir ama benim için çok çok çok başkadır. Huyumu,suyumu,giyimimi kuşamımı,karekterimi oluşturan bir çok şeyi ondan aldığım tanıyan herkes tarafından söylenip durur.
Eşi...Şu hayatta sevmediğin kimler var deseler ve kaç hak verseler her maddeye aynı ismi yazmak istediğim...Babaannemin gözünün açık gitmesine sebep,dedeciğimi çok üzen tek insan...Ailemize yakışmayan,halacığıma uymayan bir adam. Pardon çok pardon ama öküz sıfatıyla hitap etmek daha doğru olacağından adam kelimesini harcamayalım onu anlatırken.
Tüm öküzler de beni affetsin,onlar kadar bile olamayan bir varlığa sıfatlarını yakıştırdığım için.
...
Sabah önce babam ve kardeşlerim çıktı evden.Sabah 9 du.Ben hazırlanmaya başladım.9.30 da amcamı arabasının basında görünce tam evden fırlayacaktım ki gözüm yanmaya makyajım olduğu gibi akmaya başladı. 5 dk içerisinde silip yeniden makyaj yaptım. Evet tüm makyajımı tam 5 dakikada yeniden yaptım.O esnada aldı beni bir titreme. Allah'ım nasıl zangır zangırım. Eller tutmuyor ki hazırlanıp çıkayım.Biliyorum sebebini ama bilinç altımı susturacak zamanım yok.Ayakkabılarımı giyip küpelerimi elime alıp,güneş gözlümü çantama tıkalayıp indim aşağıya.
Bir baktım ki gözlük kırılmış kutusunda.Yenisi alınır elbet ama o gözlük olmada nasıl durur gözlerimin akması !
Öyle çok aktı,öyle zor durumda kaldım ki tüm gün gözümde batma yaşadım.Neyse Nikah salonuna iki eksikle ve bir kaç parça halinde gittik. Toplandık,oturduk saati bekledik.Bol bol da fotoğraf çekildik. Abimlerden önce halam ve eşi geldi. en son babamla halam ne zaman görüşmüştü hatırlamıyorum.On sene kadar olmuştur herhalde.Düşünün herkes tarafından kıymetli olan bir abla-hala var.Ama herkesten uzak,herkesin yüzüne hasret...Ben bir kaç yıl öncesine kadar görebiliyordum.Bu sebeple bana aşina ama erkek kardeşim ve babamı görünce o ketum,o duygularını kendinden bile saklayan insan,canım halam...Göz yaşlarına hakim olamadı. Babam...duygulandığını hiç görmediğim,anne-babasının cenazesinde bile herkes kadar ağlamayan canım babam...Ablasına sarılışı...O anda kalmak istedim.O an öyle uzun sürsün ki bir daha hiç ayrılamasınlar diledim.
Güle oynaya nikah masasına gelen abim.Onu görmek için çırpınışım...Bu arada hala ellerimin aşırı derecede titremesi,bir türlü durmaması,kimseye belli etmemeye çalışmalarım.
Yıllardır görmediğim bir çok insanı görmüş olmak...Ama onların beni değil de erkek kardeşime ilgi göstermeleri.Öyle hoştu ki...17 yaşında bir kardeşiniz var.Giymiş takım elbisesini gitmiş kuzeninin nikahına ve bir çok kişi bebekliğinden itibaren görmemiş.İlk kez görüyorlar,kim bu genç diyorlar.Halası bile ! şaşkınlıkla gözyaşlarıyla ve vayy be nidalarıyla seviyor,seviyor,öpüyor... Ve o öküz kocası yanımıza gelmedi biliyor musunuz? Şükür bin şükür ki öylece çok uzaktan baktı bize. Yanımıza gelip bir laf edip,hoş geldiniz yerine ne işiniz vardı diyebilme potansiyeline çok rahat sahip adam yanımıza gelmedi. Haa gelseydi ve bir hoşgeldin deseydi pek tabi ki güzel olurdu.Yerinde olurdu ama onun gelmesi hayra alamet sayılamayacağından uzakta kalması daha hoş oldu.Sanırım bizi görünce şoke oldu. Benim abimin yanında olmayacağımı,dayısının yeğeninin en özel gününde orada olmayacağını düşünmesi de onun aklına yaraşır bir tavır olabilirdi ancak.Neyse efendim bu kadar satırı kendisi için harcamalayım şimdi.
Tam takımızı takmış çıkıyorduk ki,abim gitmeyin işiniz yoksa,birazdan yanınıza gelirim de sohbet ederiz dedi.Bunu duyan kelimelerle dans gider mi? Hiç bir kuvvet beni oradan alabilemezdi.
Yaklaşık on kişiydik birbirimize bağlı hareket eden.Gitmiyoruz dedim,en son kişi kalana kadar burdayız,lütfen. ! :)
Bize ayrılan saat bitip de artık dışarı çıkılması gerektiğinde, gelin ve damat çıktılar bahçeye.Ee hadi yok mu bizimle fotoğraf çektirmek isteyen dediler. sohbetler,objektifler derken biraz da öyle zaman geçirip ben bir akrabamızla babam da kardeşlerimle dönüşe geçtiler.

Dönerken annemi aradım daha iyi misiniz mervenin doğum gününü kutlayabilir miyiz diye.Yok kızım dediler ne bugün ne yarın.Biz uyuyoruz halanla kafamızı kaldıramıyoruz.
O zaman dedim ben gelirken pasta alayım evde kutlayalım.Girdim fırına en güzel pastayı aldım kendimce.fotoğraf üstte.
Marketten de bir kaç şey alıp çok çok çok zorlanarak taşıdım eve.bir geldim ki,annem demez mi babanlar yemek yemişler dışarıda biz yataktan çıkamadık ve çok acıktık.Sen ne yapmayı düşünüyorsun.On dakika ver bana anne dedim.Bir soluklanayım da hemen gider bir şeyler alıveririm.Tekrar gittim fırına istediğim hiç bir şeyden kalmamış olsa da,biraz börek çörek aldım geldim.Daha giderken patronum aradı.Diğer ortağıyla beraber 1 saat sonra bana yakın bir noktaya geleceklerini,toplantı yapmamız gerektiğini söyledi. Mümkün değil dedim,ben doğum günü yapmak için koşturuyorum şuan.Biraz alındı gibi ama yapabilecek bir şey yoktu.Kutlamamız bittikten sonra aradım kendisini çok uzak bir yerde buluştuklarını,gelemeyeceklerini belirtti.Benden günah gitti.Zaten çok yorgundum.İkinci kez fırına gittiğimde şantımın karnımdaki kısmı acımaya yürüyüşümü zorlaştırmaya başlamıştı.O esnada teknisyenim aradı.Teklif hazırlamam gerekti.Bu gece mutlaka gönderilmeliydi.Az önce onu da hallettim.Şimdi kahvem yanımda size yazıyorum işte.Evet çok uzattım.Ama çok ihtiyacım vardı içimi dökmeye. Daha içimde bir çok konu var da onları anlatıp sizi iyice sıkmaya niyetim yok.Ben dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bu günü yaşayabilecek gücü verdiği için Allah'a şükrederim. Bilen bilir ki,aynı güne bir çok plan sığdırmayı çok çok severim.Sırf o sebeple bile kendimi iyi hissediyorum inanın. Negatif sebeplere takılamayacak akdar hastayım.Eee hadi o zaman ben biraz dinleneyim...






5 Nisan 2017 Çarşamba

Dogum gunu plani

Oncelikle yazim stilim sebebiyle affiniza siginiyorum.cep telefonundan yazinca boyle oluyor.firsat bulursam yarin harfleri duzelterek tekrar yayinlarim.
Simdi efenim soyle ki;10 nisan kiz kardesimin dogum gunu.o gun halk oyunlari alaninda gosteriye cikacak oldugundan ve sahne saati gecee denk geldiginden o aksam kutlama yapmamiz zor gorunuyor.ben de biraz ozel bir yas gunu olsun istiyorum.pazar gunune cekeyim kutlamayi dedim ama o gun de son provalari var.uzar falan gun yitip gidebilir.ee o zaman cumartesi kutlayalim dedim.onda da soyle bir durum oldu.benim canimin ici abimin yani biricik kuzenimin saat 12 de kadikoyde nikahi var. Biz sabah 8 sularinda 2 ekip olarak yola cikacagiz.tragik vs her turlu ihtimali hesap ederek erken davranacagiz.nihaktan sonra da ben muhtemelen bir akrabamla geri donecegim,annemler ayri gelecekler.cunku annem o akrabamizla cok uzun yillardir gorusmemeyi tercih ediyor.bu aksam gelen bir telefonla benim o arkabayla yolculuk etmem onerildi hatta rica edildi.tabi dedim neden olmasin ama dogum gunu planini tam oturamistim kafamda.hala da muallakta.kadikoyde birseyler yapabilirdik ama ikiye ayrilarak donmek zorunda oldugumuz icin o ihtimal simdilik ortadan kalkti.ya evde pasta alip siradan bir kutlama olacakki.hediyemi bile dun aksam vermistim tamamen siradan heyecansiz bir kutlama olacak.ya da diyorum ki annemler benden once eve gelip en yakindaki avmye kardesimi bir bahaneyle ama tam kadroyla getirsinler.ben dr biraz gecikmeli olarak yanlarina gelirkeen elimde pastayla oturduklari mekana giris yapayim.hic de beceremem boyle ataklari ama aklima daha iyi bir fikir de gelmiyor suan.siz ne dersiniz? Basit ama mutlu edici detaylar akliniza gelirse paylasirsaniz sevinirim...ee o zaman iyi geceler. :)

3 Nisan 2017 Pazartesi

Ne Istiyorum Biliyor musun ?

Bazen ne istiyorum biliyor musunuz?
Yaz gelsin; yalniz kalayim.Keyfim olmadiginda,canim konusmak istemediginde hic kimse bir sey sormasin.Gormesinler beni.Kimsenin etki alaninda olmayayim.Icimden geldigi gibi davranayim.Ne hissediyorsam onu yasayayim. Yaz gelsin ve ben ozgur olayim...