25 Aralık 2014 Perşembe

1'e 2 Kala

/1 kalmış aslında/


1 yıla 2 gün kaldı. Zaman ne çabuk geçiyor demeyeceğim,kolay ve hızlı geçmedi çünkü.Ama çok keyifli ilerledim.Her an damağımda ayrı bir tat bıraktı.Hayatım boyunca yaşayabileceğim en büyük deneyimdi.Bundan keyif alabilmek için önce yaşayacağım durumu farkında olmalıydım. İsterseniz bir çoğunuzun bildiği ve belki de okumaktan sıkılacağı konuya baştan başlayalım...
Sıradan bir göz kontrolünde gözde bir ödem teşhis edildi ve bunun beyindeki bir hastalıktan dolayı oluştuğu düşünüldü.Bir takım testler sonucunda beyinde su toplaması(hidrosefali)hastası olduğum ortaya çıktı.Doğumumdan itibaren bu hastalığa sahip olmadığım için şanslı kabul edilirken,hiç bana uğramaz sanıyordum.Doğarken onca hastalığın içinde bir de bu yoktu ya bir daha olmazdı sanki.Oluyormuş,oldu.Varsın olsun.Çok iyi bildiğim bir hastalık olmasına rağmen ilk duyduğumda çok şaşırdım.Lakin annem yanımdaydı ve onun bu şoku üzerinden atması için benim dirayetli olmam lazımdı.İşte o ilk andan itibaren ben hep benim dışımdaki insanlar için dik durdum. İyi ki de durdum.Daha kolay oldu her şey.Çok hastane,çok doktor çok tetkik...3 hafta sonra artık ameliyat olabilecek hale geldim ve 5 gün yatmam gerekirken 4. günde taburcu oldum.Durumumun iyiye gitmesinden değil,ameliyattan sonra vücudumda anormal derecede allerji oluşmasından dolayı erken taburcu edildim.Hastanede kaldığım süre içinde gerek doktorum gerek hastane personeli ilgisini muazzam şekilde hissettirdi.O adam benim şansım diyorum hep...En yakınımdaki özel hastanede çalışıyor olması,evrenin benim sesimi duymasındandı. Ameliyat önce nasıl yaptım bilmiyorum ama herkese kulağımı tıkadım.Öyle çok eleştiren oldu ki beni,profesörlerle dolu devlet hastanelerini araştırırken ve bu ameliyattaki başarı oranlarına güvenemezken bu adamın bu işte başarılı olduğunu farkedip kendimi teslim etmem bir hayli eleştiri konusu oldu.Ben inandım ya bir kere,kilitledim beynimi herkese.Öncesinde ilk teşhisi duyduğumda itiraz ettim elbette.Olmam ben o şant ameliyatını dedim yüksek sesle.Mecbur kaldım.Yaşamak için o şanta ihtiyacım olduğuna inandım.O halde beni bekleyen tüm sıkıntılara hazırlıklı olmalıydım.Okumadığım hasta yorumu,tıbbi makale kalmadı.Bir tıb öğrencisi kadar bilgi edindim desem eksik kalır.Beni neyin beklediğini bilirsem psikolojik olarak daha iyi hazırlanabilirdim.Ve her an işin ters gitme olanağı var iken ben kendimi moral ile dik tutar bu işi kotarırdım.Buna inandım. Şant takılan hastalar hayatları boyunca çok kez tıkanma yaşadıklarından,bu ameliyatı olmak zorunda kalıyorlar,biliyorum.Ama bir mucize neden olmasın.Bu şüpheyle yaşanır mı hiç...
Herkes 3 ayda normal hayata dönüyormuş okuduğum kadarı ile ben kendime bir ay müddet vermiştim.45.günde hala normal hayata dönemeyince sinir sistemim çöktü itiraf edebilirim.Düşünün ki beyniniz bir doktorun elleri arasında.Etrafındaki ödem dolu bölgeden bir kablo geçiriliyor ve o kablo boyundan,karın boşluğuna doğru uzatılıyor.Bir diğer el onu aşağıdan çekiyor ve bağlantısını yapıp artık son dikişler atılıyor.Yani vücudunuzdan bir kablo ve iki insan geçiyor.Bunun size ne hissettirdiğini ne ben tam olarak anlatabilirim ne de siz anlayabilirsiniz.Değil mi ki beyin yaşam mekanizması...Diğer ameliyatların tümünden farklı.Ömrümce bunu söyleyeceğim,evet kesinlikle farklı.Akıl başta olmayınca hiç bir şeyin ne hazzı ne anlamı olmuyor çünkü.
Adaptasyon problemi,dikkat dağınıklığı,görme bozuklukları,okuduğunu anlamama sıkıntısı,rahat yürüyememek,oturamamak sadee yüzeysel olarak bahsedilebilecek olan noktalar...Bunların insana hissettirdiklerini yaşamadan anlayamazsınız.Ve umarım hiç bir zaman yaşamazsınız.
Hiç bir zaman tam anlamıyla eskisi gibi olamayacağıma inandığım vakitler oldu bu yüzden.Tüm bunları anlatırken sanılmasın ki benim için kötü bir yıldı.Kesinlikle !
Aksine,en haz aldığım,hayatı en çok farkında olduğum,yaşadığım her andan ama her andan keyif almasını bildiğim bir zaman dilimi idi.İlk adımlarımın neşesi,İlk kez telefonla konuşabilmem,dikkatimi her gün daha uzun süre kontrol altında tutabiliyor olmak,yaşadığım için ger güne duyduğum minnet...
Sevdiğim insanlardan gördüğüm ilgi ve sevgi her zamankinden daha çok mutlu etti.Daha çok kıymet bildim daha çok önemsedim...Gelen her bir hediye ki gerçekten herkese çok teşekkür ederim,pek bir değerliydi.Her zaman da öyle olacak...Sayısız aldığım çiçekler kalbimde ağaçlara dönüştüler,meyve verdiler..Hatrımı sormak için gelen bir telefon ile 8 saat boyunca çektiğim sancıyı unutuverdiğim vakitler.Şükrü unuttuğum geçmiş zamanların acısını çıkardım her bir güzellikte.Yakınımdaki herkes öyle çok destek oldu ki,şaşırdım bazen."Eksik" olduğum zamanlarda tamamladılar beni.Yeniden hayata adım adım alışırken ben,emeklemeden yürümemi sağladılar...O günler,aylar...Çok uzun zamanlar...Evet zordu ama çok keyifliydi.Bir an olsun pes etmedim iyileşmeye olan çabamdan.Öyle ki tüm olumlu enerjimle çıktığım bu yolda,yıllarca beynindeki ödem dağılmadan yaşarken insanlar ben 8. ay da tamamen def ettim vücudumdan...
Haa gelebilir mi,elbet tekrarlayabilir.Biliyorum olabilecekleri.Hazır da değilim doğrusu.Düşünmemeye karar verdim artık o kısmı.Her gün yataktan şantım tıkandı mı acaba diye uyanırken bile günün tadını çıkarabilmişken, şimdi ne kadar keyifli olduğumu tahmin edebilir misiniz bilmem.
Bir çoğunuz gibi dünyevi dertlerim yok benim.Aşılmaz sıkıntı,imkansız dertlere inanmadım hiç bir zaman.Aklım yettiğince yaşar,duygularımca hissederim hayatı. Farkındalığım şüphesiz ki bu ameliyatla kat ve kat arttı.Neden saçlarının kısa olmasına takıyorsun böylesi büyük bir ameliyatı atlattın diyenler oldu.Doktorum bile sordu.Ameliyat sizin işiniz ben psikolojimi korumakla sorumluyum dedim...İnsanım ve bir noktaya odaklanmak zorundayım.Tamamen yok sayamadım.Bu sebeple saçlarıma takılmayı tercih ettim.Şimdi onlar da uzadı evet hala alttakiler üsttekilerden daha kısa ve her ay boyamaz isem bembeyaz saçlara sahibim...Olsun varsın,yaşlılığımı erken görmüş oluyorum.Gençken önlemini alıp yaşlılığıma zemin hazırlıyorum.
Yani demem o ki,çok uzattım lafı biliyorum.Ama ben ameliyat olacağımı duyduğum andan itibaren,her anımı,her hissettiğimi yazacağım ve büyüterek,tadını çıkararak yaşayacağım demiştim.

Sözümü tuttum..Tutuyorum...
Her anımı fotoğrafladım.Bu zamanlar bir daha gelmez,bunlar herkesin yaşayacağı durumlar değil,keyfine varacağım dedim ve dediğim gibi yaptım.
Hem sağlık buldum hem de farkındalığımı arttırdım hayata dair.Çok az üzülüp bolca mutlu oldum.Yeniden doğdum,en baştan savaştım ve kazandım...Bu yıl benim yılım...Ne olmuş yani beyin ameliyatı olduysam,yeniden doğdum,hayatı keşfe koyuldum...2 Aralık'ta doğan ben,bir de geçen sene  26 aralık'ta doğmuş oldum.Gel de şimdi üzül vücudundaki biyolojik etkilere. Ee o zaman nerede kaldı kendime verdiğim onca emek,onca telkin ve tırmandığım o dağ tepelerin üzerinde çektiğim bayrak...Ruhta huzur var,ruhta şifaya edilen şükür var.Ruhta başarmanın hazzı,farkındalığın keyfi var... Kendimi en iyi hissettiğim bu bir yıla duyduğum mutluluk var.Baş ağrılarının stresli zamanlar dışında vücudu terk_i diyar eylemesinin hafifliği var.. Hidrosefali hastasının günlüğü olsun bu da.Ben başardım...Yaşayanlara umut,okuyanlara bir küçük başarı hikayesi mahiyetinde yerini alsın sayfada.
Bu zor süreçte kalben yanımda olan herkese sonsuz teşekkürlerimle...

Beni anlayan,anladığını bin bir yoldan biriyle ifade edebilenlere selam ile..






Eğer buraya kadar gelen oldu ise buyrunuz tıklayıp hastalık hakkında bilgi alınız.



10 yorum:

Hamiyet Akan dedi ki...

Sen içindeki azimle ve hayata bağlılığınla tüm güçlükleri yenersin ama dilerim Allah güçlük çıkarmasın karşına ve uğraşmak zorunda kalma.

İyi geceler çilek kız:)

Kelimelerle Dans dedi ki...

hamiyet;o güç hepimizde var aslında ve sen de en az benim kadar güçlüsün.fark etmek mesele.teşekkür ederim...iyi geceler sana da...

MAVİANNE dedi ki...

Çielk kızlar güçlüdür
hayat doludur
enerjiktir
sen de bu hastalığı atlatıp şifa bulup bomba gibi olacaksın
her zaman sağlık huzur ve mutluluk seninle olsun
sevgiler

maviye iz süren dedi ki...

farkındalığınla, azminle, içsel motivasyonunla tamamen ondan kurtulacağına inanıyorum,
her şey daha da güzel olacak..

Kelimelerle Dans dedi ki...

mavianne;dediğin gibi bomba gibiyim zaten.:)geçti gitti hastalık bedenimden...sağlık ve mutluluk hepimizle beraber olsun inşallah...çok teşekkürler güzel yorumun için..

maviye iz süren;kurtuldum sayıyorum zaten mavicim...bundan sonrası daha kolay artık.şantım ve ben alıştık birbirimizin ruhsal hallerine.gül gibi geçinip gideceğiz inşallah:)

Sema dedi ki...

çok zor bir hastalık, çok geçmiş olsun, Allah bir daha göstermesin, şimdiki huzurunun kaynağı da zamanında farketmen, üzerine düşeni yapman ve Allah a teslim olman...
çok sağlıklı ve mutlu nice yıllar geçer inşallah :)

deeptone dedi ki...

oh beeeeee bayılırım böle başarı hikayelerineeee oleeeey kutluyoreee :)

Kelimelerle Dans dedi ki...

sema;çok teşekkür ederim güzel yorum için.amin diyorum...kimseye göstermesin Allah.Başına gelenlere de kuvvet versin bolca...

deeptone; teşekkür ederimm...gülümseme oluşturdun yüzümde:)

SESSİZ PRENSES dedi ki...

yazını ilgi ile okudum ve seninle gurur duydum..Lütfen insanlara anlat ...Önemli olan sağlık gerisi boş..Ve hep gülümse oldu mu..
sevgiler:):)

Kelimelerle Dans dedi ki...

Sessiz prenses; cok tesekkur ederimmm:) omrum oldukca anlatacagim ve gulumseyecegim... sevgiler benden...

Yorum Gönder