11 Eylül 2014 Perşembe

BİTTİ

Söze nasıl başlasam bilemiyorum ama bu günü anlatmazsam çatlarım.Elimin ayarı kaçabilir,bunun için şimdiden kusura bakmayın efenim...
...
Annem ayağının liflerini zedelediği ve ayağı alçıda olduğu için gelemedi ama babacımla beraber gittik,doktora.Randevu almadan gelin,girin demiş doktorum.Sabah dayım gelip aldı arabayla.Götürdü ve dönüşte de bir noktadan yine bizi alıp evimize getirdi. Ee o zaman detaya girmenin tam vakti.
Nasılsın dedi Tamer Beyciğim...Çok iyiyim dedim.Kendisinin nasıl olduğunu sordum.Ama zaten benim odaya öyle bir enerjiyle girişim vardı ki,kötü olamazdı o dakikadan sonra.
Şikayetlerinin olmaması durumun iyi gittiğine işaret olsa da biz bunu bir görelim dedi. Mr mı istersin tomografi mi diye sordu.3 gündür mr korkusuyla uyuyamıyor ve dudağımda uçuklar çıkıyor olmasına rağmen siz bilirsiniz dedim.Hangisini isterseniz ben hazırım.Sen tercih et,benim için fark etmez dedi.Zamanın varsa mr yok ise tomografi...Ama bil ki tomografide çok yüksek radyasyon alacaksın.Ben seçeceksem tomografi olsun çünkü kapalılık korkusu sebebiyle uykularım kaçıyor dedim. ahh dedi nasıl unuttum ben bunu.Tamam o zaman mr ı unuttuk gitti.
Yüzümdeki gülümseme daha içten bir hal aldı.Teşekkür ettim tomografi odasına doğru yol aldım.
Farklı bir hastane,farklı personel...Çok iyi kalitede ilgi,alaka...
Binanın çok dar olması haricinde her şeyi beğendim.Ben alışmışım buradaki 5 yıldız kalitesindeki hastaneye,Afiyet Hastanesi çok küçük geldi gözüme.
Neyse efenim tomografi bölümüne inince dedim ki kaç dakika sürüyor hastanenizde bu tetkik.
Verilen cevap tamı tamına şöyleydi.
2 dakika.Bilemedin 3.En fazla 4.5 dakikayı geçmez.Gülümsedik...Uzandım...Hızlı nefes alışlarıma son verdim.Hazırım dedim...bitti cd mi alıp doktorumun yanına gidecektim ki; doktorunuz kim dedi filmi çeken kişi.Tamer Tekin dedim.Eski hastaneden hastasıyım.8. ay kontrolümüze geldim.Nasıl bir ameliyat yapmış böyle.Sonuç harika dedi.gülümsedim.İyi doktordur evet ben de kendimi çok iyi hissediyorum dedim.
aldım cd mi gittim doktorcuğumun yanına.Tam odasına girecektim ki önümden giriverdi adamın biri.Sen bekle biraz derken doktorum bana,sanki mahcup olmuş bir edaya büründü.Tabi ki dedim.Vaktim var benim.Bir kaç dakika sonra gelip yanıma,odasına davet etti.Elimdeki cd yi verdim.Gözlerimi gözlerine yapıştırdım.Bekledim...
Bitti dedi...Artık bitti.hidrosefali tamamen bitti.bos akımı düzgün,şant çalışıyor.birikmiş tüm sıvı boşalmış.Beyin artık tamamen normale dönmüş.
eski halini hatırlıyormusun dedi.Evet dedim.Gel dedi bak şimdiki haline. Görüyormusun beynin uç kısımları ne kadar sivri.İşte tam da biz sağlıklı insanların beyni gibi.Artık sende aynı bizim gibi bir beyne sahipsin.Bitti...Hastalık bitti.
Şant düzgün çalışmaya devam ederse tamamdır bundan böyle.1 sene sonra görüşelim ve sadece şantın çalışıp çalışmadığıyla ilgilenelim. Tıkanma olmaz ise yolumuza aynı mutlulukla devam edeceğiz...Olmayacak dedim.tıkanmayacak...Çok iyiyim ben...Böyle devam edecek...Gülümsedi.O ciddi adam,o askeri eğitimli insan beni gördüğü andan itibaren hep gülümsüyordu.Ben onu o ciddiyetiyle de sevmiştim ama benden enerji alarak karakterini yumuşatması ayrıca hoşuma gitmiyor değildi.
Odasından çıkarken dedim ki uyuşukluk devam ediyor başımın kesi olan bölümünde.Devam edecek dedi.normal kabul etmeli artık bunu.Nedense üzülmedim...Aslında hiç bir türlü alışamamıştım bu hale.
Sonra aklıma geldi,dedim ki benim tek problemim bağırsaklarım.Sanırım şant bağırsaklarımı tahrip etti.Çok ciddi derecede ishal durumu söz konusu.Her yediğim dokunmakta.bu sebeple bir kaç kilo bile aldım...
Doktorumun cevabı aynen şöyleydi; o benden değil.Sen bu sorununun sebebini başka yerden ara.
bu okunduğunda kaba gibi algılanabilecek cümleyi öyle güzel ve sempatik bir şekilde söyledi ki benim cümlelerim ise kendimi ayıpladığım cinsten idi.
Resmen kafa tuttum adama
bağırsaktan geçen şant,tahribat yaptı bu yüzden ne yesem dokunuyor diye düşünüyorum.Yanlış düşünüyorsun dedi.Şant plastik bir madde metal değil ki zarar versin bağırsağına.Ama dedim bağırsaklarım zaten rahatsızdı benim.Etkilenmiş olmalı ki hemen ameliyat sonrası bu hale geldim..
Hayır dedi şanttan bir sorun yaşasak bu deri dışına da yansırdı.Var mı allerjik bir durum yok hayır problem içimde benim.O problem benden değil.Değil yani.eminim değil...
Adamı da delirttim sonunda:)
Ama ben hala direttim...Bu denli sorun yaşıyor olmak ve zamanlamanın sonucunda daha başka ne düşünebilirdim ki...Yeniden bağırsak kisti oluşabilme ihtimalini düşünüp sinirlerimi mi bozsaydım yani?
Şeker hastalığım sebebiyle kolonoskopiye girmek yani bir gün öncesindeki hazırlık dönemini yaşamak çok ciddi anlamda zor olduğundan,bu şüpheyle yaşamak istemiyorum.bu yüzden kendimi şanttan olduğuna inandırmıştım.Değilmiş...Yapacak bir şey yok...Kudret narı iyi gelirmiş,iç organlardaki yara ve tahribatlara.Bitkilere bel bağlıyorum şu günlerde.
Ama en önce bugün aldığım yüksek radyasyondan kurtulmanın yollarını arıyorum.Hidrosefaliyi yenmiş iken kansere teslim olmak istemem.Ama göze aldım.Şimdi litrelerce su içiyor.Banyo yapıyorum.Bu sayede biraz daha hızlı atabilirmişim vücuttan.1-2 gün çocuklara yaklaşmamak da gerekli biliyorum.Korkum sebebiyle göze aldıklarımdan,kimseye zarar gelsin istemem.Şuan radyasyon yüklü bomba gibi hissediyorum kendimi.Yaklaşmayın,yakarım cinsindenim yani...
Çok mutluyum bugün...Sanki herşey bitti.Bir daha hiç tekrarlamazmış gibi...Artık atlattım,iyiyim demek istiyorum.Haykırmak istiyorum yendim ben hidrosefaliyi diye.Ama korkum baki...Bu ahstalığı yaşayanların sadece yüzde onunun ömürleri boyunca 1 kez bu ameliyatı olamsı diğer herkesin çok defa tekrarlaması...Korkutuyor.Ama bu korkuyla yaşayacak olmak korkutmuyor.
Ben iyiyim.İyileştim...Zaman zaman biriken sıvıdan dolayı baş ağrım geliyor olsa da dinlenince normale dönebilmenin tadını sonuna kadar çıkarıyorum.Yorulunca canım yanıyor,göğsüm,karnım,mide boşluğum yani şantın geçtiği yol sancıyor dedim.Ama ben umursamıyorum.Dinlenince iş güce devam ediyor,yok sayıyorum dediğimde;sen bildiğin gibi yap kimseyi dinleme dedi.Kendini en iyi sen tanırsın,kısıtlama...
Ben bu adamı seviyorum.Sevmem için çok neden var...Hepsini sayamıyorum.Bana benim gibi yaklaşan,hastalığımın özel olduğunu farkında olup diğer her şeyi önemsiz kabul eden bir adam o.Adam hastalığın öneminin,pozitif enerjiyle yok sayılacak olduğunun da farkında.Daha doğrusu bunu benimle farketti desek daha doğru.Beni tanıdıkça enerjiye inanır oldu.Sadece tıbba kulak veren,kurallarla ilerleyen biri iken,şimdi her şeyin iyi olacağına inancımın,beni düze çıkarmasının keyfini o da benimle beraber yaşıyor.bu kadar kısa sürede(sekiz buçuk ay) tamamen atlatmış olmak onu da şaşırttı.Önce yorumlayamadı gördüklerini sonra filmlerdeki gibi uzun süre ekrana bakmasının ardından gülerek tek cümle kurdu bana."bitti."
O an boynuna atlayıp sarılmak istedim.Sanki çok daha büyük bir hastalığı yenmiş gibi sevindim.Daha büyüğü yok idi bence ama varsa da onu bile yenmiştim bugün.Tüm dünyaya göğüs gerebilecek,her şeyi sırtlayabilecek haldeydim o an.
Mutluyum yani...Mutluyum işte...Yendim...Bitti...Şant tıkanmaz ise bitti.Ama üzerine para verseler,dünyaları verseler şantı çıkarttırmam o da ayrı.Ben seviyorum şantımı. Uslu uslu durdukça,yaşar gideriz beraber.Etliye,sütlüye karışmasın yeter...
---
Bağırsak sorunum almış başını gidiyorken annem el koydu duruma.Domates yiyemiyordum.Ne pişmişini ve çiğ olanını.Çeşitli şekillerde denedikten sonra çözdük meseleyi.Domatesin çekirdekleri dokunuyor bana.Şimdi her sabah annem çıkarıyor çekirdekleri sadece kabuk kısmını doğruyor bana.Yemeklere de koymuyoruz artık,salça var nasılsa.
Salatalığı da aynı şekilde yapmaya başladık.Evet çekirdeğini çıkarmak biraz zahmetli ve pek bir şey kalmıyor geriye ama yiyebiliyor olmanın mutluluğu kalıyor bize ya yetiyor da artıyor bile.
diğer gıdaların da bakacağız bir çaresine.Getireceğiz, yenilir-yutulur hale.

Bu arada tam odasından çıkarken uzattığı kartvizitin turuncu renkte olması tesadüf değildi.en sevdiğim renk turuncu.Herşeyim turuncu olabilir,her an gözlerimi turuncu bir şeye dikip bakakalabilirim.Mutluluk sebebi benim için.beni tanıyanlar bilirler,yaş sebebiile herşeyin turuncu olması elbette mümkün değil ama yolculuk ettiğim otobüsün koltuklarının turuncu olması bile büyük keyif...Yanı başımda duran objelerin turuncu olması,odamın perdesinden turuncu ışık sızması gibi gibi...Hayat benim için...Pek önemli...Ve bu özel günde uzatılan kartvizitin rengi,o güzel adamın ismi ile birleşince ayrı bir önem taşıdı...
...

Velhasılı kelam çok uzadı biliyorum.Ama siz de beni bilirsiniz başladı mı parmaklar klavye üstünde dans etmeye,pek kolay susamıyor işte.Sekiz buçuk aydır benimle beraber üzülüp,gelişmelere sevinen,kalbi gerçekten benimle beraber atanlaraydı bu yazı.Ben sizin dualarınızla iyileştim.Çok şükür,bin şükür bu sonucu bana duyuran,gösteren Rabb'e.Doktorumla birlikte baktığım o ekran gözümün önünde.gitmez uzun süre.Artık benim beynim de siz diğer insanlarla aynı şekilde.
Dikkat etmeye devam...Biri vücuduma dokunsa,şakadan vuracak gibi olsa tekme tokat girişecek hale geliyor olsam da bazen,alışacağız şanta...Benle beraber yakın çevremdeki herkes de alışacak bu duruma.Nasıl ki bir tek ben yaşadım ama beni tanıyan neredeyse herkes bilgi sahibi oldu bu hastalıkla ilgili.Bu da yaşadığım sorunun en güzel geri dönüşümü idi.
Herkes araştırmış,öğrenmiş,bilinçlenmiş...Ne mutlu bana.Ne mutlu bana ki,başa gelene sabırla atlatabilmişken,insanların bilinçlenmesine vesile olma şansına eriştim.
bugün aldığım haber hatrına,bu ana kadar yaşadığım her şeye sonsuz şükürler olsun...Hamdolsun derdi verip dermanını buldurana...O süreçte kalpten sabır ve enerjiyi eksik etmeyen Allah'a...








10 yorum:

nilgün ilgün dedi ki...

Sadece, çok şükür diyorum... Gücünü, direncini,hayata bağlılığını ve azmini kutluyorum. Helal olsun sana. Kocaman sarıldım.

bir hayal kur dedi ki...

Çok şükür canım benim, çok güzel, harika bir haber bu! Çok sevindim senin adına:)

Kelimelerle Dans dedi ki...

nilgün ablamm;ben de kutluyorum kendimii:) teşekkür ederim öptüm güzel yanaklarından...

bir hayal kur; sağol canım benim.çok sevineceğini tahmin ediyordum...

Yeniler Kendini Hayat dedi ki...

Elhamdülillah! Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle okudum yazdıklarını... Seni tüm yüreğimle kucaklıyorum arkadaşım :) Rabbim geride kalan tüm diğerlerine "El-Şafii" ismiyle tecelli etsin inşallah....

Kelimelerle Dans dedi ki...

yeniler kendini hayat;ne mutlu bana yüzünde gülümseme oluşturduysam,yazdıklarımla. aminn diyorum duana tüm kalbimle.ben de sarıldım sana teşekkürle...

Handan dedi ki...

Çook sevindim canım:-)

Kelimelerle Dans dedi ki...

handan abla;ben de ben de:)

Hamiyet Akan dedi ki...

Hayatın hep böyle güzel haberlerle dolsun. Bitti gitti işte ve inşallah gelmesin bir daha geri :)

Çocuk dedi ki...

Şükür Rabb'e..
Allah bir daha hastalık, dert, keder, sıkıntı vermesin..
Mutlu, huzurlu başarılı ol..

Kelimelerle Dans dedi ki...

Çocuk'cum; inşallah...amin...hepimiz dertsiz,tasasız,mutluluktan başımızın döndüğü zamanlar yaşayalım inşallah...

Yorum Gönder