29 Mayıs 2026 Cuma

Biraz Detay

 O istemedigimiz, guvenmedigimiz bunun icin de cokca hakli sebebimizin bulundugu firma turlu oyunlar ve tehditlerle cogunlugu sagladigi icin imzalarimizi attik. Evlerin bosaltma zamani henuz belediye tarafindan tarih olarak netlesmeden evlerden tahliye ediliyoruz. Insaat sirketinin verdigi tarihe kadar (haziran sonu ve bunu arefe gunu ogrendik) bosaltmazsak elektrik su gibi seyler kesilecek ve maduriyet olusacakmis. Ote yandan kiraya cikacak hic kimse odeme almadan cikmak istemediginden harekete gecmiyor. Firmada odemeyi tahliyelerden sonra yapacagini soyluyor. Insanlar madur. Kiralar ucuk. Sirketin daha onceki islerine bakildiginda guven verem bir nokta bulamadik. Kendimizi avutamiyoruz o yuzden. Zamaninda yaptigimiz sikayetlerde karsiligini bulmayinca arefe gununden beri koli yapiyoruz. Oda sayisi fazla oldugundan toplanmak zaman alacagindan erken basladik. Zihnimiz zaten yorgun bari vucudumuz sakin kalsin acele etmeyelim diye yavas yavas basladik.  Ben kitaplarimi 7 koliye anca sigdirip bi guzel bantladim. Bugun fark ettim ki o surecte okuyacagim bir kitap ayirmayi unutmusum. Olsun acariz tekrar kapatiriz. 

Bakalim insanlar ne zaman harekete gececek. Kum saati calisiyor. Hayirlara vesile olsun insallah. 

Daha detaylica konusuruz sonra. 

Belki... Ya da hic. 


Zaman...

 Anlatacak cok sey var. 

Gece saat 02:11

Telefondan yazdigim icin harfler bir acayip cikiyor. 

Canim cok yazmak istiyor. Bir yanim sus diyor. Sus, anlatma. Anlatirsan dagilirsin. Dagilirsan toplanmaya zamanin yok. Sen anca ev toplarsin. Zaman o zaman. 

Gitme vakti geldi. Hic istemeden geldigim bu yerden 25 yil sonra hic istemeden gidiyorum. Donmek icin gun sayarak gidecegim ama donebilir miyiz muamma. 

Allahin buyuklugune, kalbimizin temizligine, dualarin gucune siginiyorum. 

Ote yandan yalniz kalmaya, kafa dinlemeye, keyif yapmaya kendimle kalmaya ihtiyacim var. 

Ve diger taraftan ona sarilmaya da cok ihtiyacim var. Oyle bir sarilmak ki kalbinin uzerine konmak, tum varligiyla onu ruhuma kadar kucaklamak. 

Guclu durmaktan cok yoruldum. Oyle bi surecteyim ki anlatmakla olmuyor. Bunca aci cekiyorken ve kimseyle paylasmiyor olmanin agirligi da iyice kalbimi sikistiriyorken nasil oluyor da dimdik durabildigimi ben de bazen aciklayamiyorum. 

Duyduklarim agir geliyor. Hissettiklerim cok daha agir. Hepsini suzup eleyip yansitmaksa en zoru. Epeyce zaman once kendimi, dertlerimi anlatmayi biraktim. Hepi topu 1-2 kisilik cevremle en iyi tarafim gorusuyor. Sohbetlerde sen kahkahalar atiliyor. Boyle olursa daha cok dagilmadan toparlanacagimi dusunuyorum. Hem kime ne benim nasil oldugumdan. Hem zaten ben onlarlayken cok harika hissetmiyor muyum kendimi. Ee daha ne iste. Acmaya ne gerek var duzelmek bilmeyen konulari. Hal boyleyken gecen gun dedi ki niye keyfin yok senin. Bi an durdum ve icimden dedim ki ee ben sana bir sey anlatmadim ki. 

Sen dedi hep hallettin yine halledersin. Yuzunu dusurme. Durusunu egme... 

Nasil oluyor da o guler yuzumun, iki cumle yaziverdigim pozitif mesajlarin altindaki kalp sizimi gorebiliyor. 

Tek muneccim ben degilim demekki. 

Boyle iliskilere oyle cok bayiliyorum ki. Ne kadar sansli oldugumu bir kez daha goruyor, bin kez daha sukrediyorum. 

........ 

Anneteyzeee suyumu uzatir misin? 

Tabi ki canimmm. Buyur. Senin bana anneteyze demene bayiliyorummmm. 

Ya iste bazen unutuyorum da teyze diyorum. Sonra aklima geliyor hemen tekrar sesleniyorum. 

Hic farketmez. Istedigin gibi seslenebilirsin her halinle bana sevgini cok guzel hissettiriyorsun. Ve her halinle seni cokkk seviyorum. 

Ben deeee.... 

Sonrasi opucukler, koklasmalar gidiklasmalar, kahkahalar, kudurmalar falan. Biri bizi durdurana kadar. 

(Kolay bir karekter degilsin. Ve ben sen geldin geleli cok yorgunum amma her bir zerrene oyle cok degiyor ki. Sonsuz sukur sebebimsin.)