Günlerdir onca şeyi yaşarken,tek bir şey düşünüyorum; onu aramak.
Arasam ve her şeyi anlatsam. Döksem içimi. Ne olduysa tek tek,bir bir,eksiksiz anlatsam. Dinler biliyorum. Vereceği cevaplara kadar biliyorum. Beni nasıl sakinleştireceğini,nasıl yükselteceğini,nasıl modumu değiştireceğini... Çok iyi biliyorum. Peki beni tutan ne ? Zayıf görünmekten korkmak. Bazı şeylerin altında kaldığımın farkedilmesi ve bir ele ihtiyaç duymuş olmanın zayıflığı. Halbuki tüm zayıflıklarımı zerre çekinmeden açabilirdim eski zamanlarda. Ne düşünülür diye bir an düşünmez ruhumu bırakıverirdim. Şimdi... Çırpınıp duruyorum biri kendiliğinden ve söylenmeyenlerimden de anlasın ve omuz versin diye. Eyy hayat... Seni çok seviyorum,biliyorsun. 3-5-10-100 kere seviyorum.
Melike olsaydı şimdi yanımda
Durup durup anne teyzeee seni çok seviyorum derdi. Ne kadar desem 1-2-5-10 falan derdi. Abartma sırası bana geçince ben seni 3-5-100-1000,çok çok çok seviyorum derdim. Sarılmayla mühürlerdik aşkımızı.
Allah'ım tüm verdiklerin için,en çok da beni harika bı kız çocuğu teyzesi yaptığın için sonsuz teşekkür ederim. Anneliği teyze boyutundan tadabilmek kısmet oldu, daha ne isterim. Diğer her şey ufalarak anlamını yitiriyor o söz konusu olunca. Tüm çocuklarla birlikte onun bahtını güzel eyle. Gerisi hallolur bir şekilde.
Harika bir pazar olsun hepimize.
Kendinize iyi gelecek şeylerle geçen, bir dinlenme günü olması dileğimle.
Söylediğiniz ile yaptığınız neden birbirine ters düşüyor ?
İnsana, bu ne yaman çelişki dedirtiyor.
2 aralik 1984de annemin karnindan dogdum.
26 aralık 2013 de ise kendi beynimden, kendi azmimden, kendi inançlarımdan yeniden yepyeni bir ben olarak doğdum.
....
Beyin şant ameliyatımın 10.yılı/benim yeniden doğuşumun 10.yılı kutlu olsun.
Yeniden yaşama şansı veren ve bu yaşamı da mucizeler ve harikalarla süsleyen Allah'a sonsuz şükürler olsun.
İyi ki doğdum. İkinci yaş günüm kutlu olsun.
3 gün süren ishal salgını sonrasında ancak dün gece hastaneye gidebilecek kadar kendimi toparlayabildim.
Salgına yakalandım demek büyük haksızlık. Bu çok başka bir şey. Zaten halihazırda bağırsak hastası olan benim için üstüne salgın yaşamak altından kalkılamaz bir durum oldu. Öyle ki susuzluktan gözlerim karardı,başım döndü,dengem şaştı ama hastaneye gidebilecek kadar bagirsaklarımı toparlayamadığım için 3 gün beklemek durumunda kaldım.
Tek doz içtiğimde harika sonuc aldığım ilacımdan çifter çifter toplamda günde 8 tane içip bir gram fayda göremedim. Azıcık kendime gelebilince reiki yaptım ve Reiki istedim hocamdan. Ancak öyle dengemi bulabildim. Dün geceyi hastanede geçirdim ki bilen bilir çok zor durumda kalmadan gitmem. Beyin ameliyatından sonra yani tam 10 senedir acile gidip serum almamışım. Doktorum görsün,doğru tedavi olsun,detaylı bakılsın, beyin şantıma zarar gelmesin vs derim ama dayanamadım
Artık gözlerim kararmaya ve hatta içim geçmeye başlayınca hadi dedim gidelim. 1litre neofleks dekatroz serum verildi. Kendime geldim,biraz toparlandım. Bugün belirtilerim hafifleyerek devam etse de gücüm yerinde çok şükür.
Hala patates haşlaması,ekmek,haşlanmış yumurta,limonata,su ve çay ile besleniyorum. 4.gün ve ufaktan gına geldi ama hiç şikayetçi değilim. Sadece boş ekmek yediğim ama ona rağmen durmayan ishalimin olduğu saatleri gördüm ben. Aşırı ağır bir şey yaşadım. O anların hissiyatından çıkamıyorum. Sanırım bir süre böyle gidecek. Neyse çok fazla hırpalandım. Çok üzdüm herkesi ve çok üzüldüm. Yolun sonu göründü mü galiba dediğim çok an oldu şu 3 günde. Yaşadığım en zor sağlık sınavlarından biriydi kısaca. Allah bir daha göstermesin. Söyleyecek daha çok şeyim var ama dilime dolanan şükürle kapatalım yazıyı. Tekrar düze çıkmış olmaya,onca şeye rağmen hala yaşamaya devam etmeye sonsuz şükür. Bundan sonrası sağlıkla inşallah.
3 Aralıkta Kadıköy bir başka güzeldi seneler önce.
Hava bir başka güzel ,ben,sen,o... Herkes bir başka tatlıydı sanki.
3 Aralık... Yılı zihnimde kalsın. Tadı damağımda. Hissiyatı kalbimde.
Burdayım.
Nerde olmamı istersen ordayım aslında.
Baktığın,beni görmek istediğin yerdeyim.
Kızmak için baktığın,merak ettiğin için kafanı çevirdiğin,özleyerek aradığın o yerdeyim. Tam karşında. Hayır hayır yanıbaşında.
Ben senim. Sen bensin. Elini kalbine koy ve anlat... Gözün gözüme değemiyorsa,kalbin kalbime temas etsin. Çünkü ben senin beni arzuladığın mesafedeyim. Mesafesiz bir haldeyim.
Hep öyleydi. Hep öyle .
Tamam mı teyzecim ?
Tam bir buçuk ay sonra ilk kez 2 gün ayrıyız tatlı kızımla. Dokunsanız ağlayacak haldeyim de, çaktırmıyorum hiç. Neyseki annesi ve anneannesi yanında. Neyse annesiyle babasının ilk duruşmasına iki gün kaldı. Duam belli,duyan belli.
Bu arada resim analizi eğitimi almaya başladım. Bana kattıkların için teşekkür ederim kızım. İyi ki beni teyze olarak seçtin. Birbirimize katkımız sonsuz olsun. Ben seni büyütüyor görünürken ikimizde biliyoruz ki ben çok büyüdüm,geliştim, dönüştüm. 2 yıl önceki insan asla değilim. Gözümde asılı duran bir kaç damla yaşla yaşamayı ögreneli epey oldu. Ve bunu kimseye göstermemeyi öğreneli. Öte yandan, her gün gelişimine şaşırmayı adet edindim zira bu kadar sürece hazırlıksız değildim.
Neyse işte,biri bana kendinden 37 yaş küçük arkadaşın olacak dese delimisin derdim. Esas delinin ben olduğumu öğrendim.:)
El ele,göz göze,kalp kalbe geçirdiğimiz zamanların şükrünce mutlu bir ömür diliyorum sana güzelim. Bunun için gerekeni hep yapacağım. Sen benim kalbimsin. Ömrüme ışık,gözüme nursun. Aydınlık ömrün olsun.
Öyle çok zaman geçti ki
Öyle çok.
Ama aklıma düştükçe gözyaşım aynı yoğunlukta akabiliyor hala.
Yapma diyorum. Yapma bunu kendine.
Bir tane hayatın var ve yer yer pek de güzel yaşadın. Sen biriciksin ve kendini mutlu etmek ve mutlu olmak üzerine programladın. Aksi düşünülemez. Her şey olması gerektiği gibi oldu,oluyor ve olacak. Amenna. Bir an bile buna şüphe ettiysem affola.